17'nci Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali: 'İstanbul'un iki yakasından dünyaya sanat çağrısı yapıyoruz'
Canan İLARSLAN - Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Opera ve Bale Festivali, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) başlıyor
İSTANBUL Opera ve Bale Festivali, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) başlıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, 17'nci İstanbul Opera ve Bale Festivali, İstanbul'un iki yakasından dünyaya sanat çağrısı yapıyor. Bu mottoyla her sene programımızı büyük bir özenle hazırlıyoruz. Bu sene 21 Mayıs-10 Haziran tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu, Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu ve Kadıköy Süreyya Operası sahnesinde 13 eser, 22 temsil gerçekleştirecek. Bütün sanatseverleri bu güzel festivale bekliyorum. 21 Mayıs'ta Lucia di Lammermoor prömiyerimizle başlıyoruz. 10 Haziran'da da festivalimiz Kuğu Gölü ile sonlanacak dedi.
Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17'nci Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali, 21 Mayıs Perşembe günü Atatürk Kültür Merkezi'nde başlıyor. Festival, yurtdışından birçok sanatçının katılımıyla sanatseverlerle buluşacak. Festivalin hazırlıkları kapsamında sanatçılar, tasarımcılar, kostümcüler, terziler, sahne tasarımcıları son çalışmalarını yapıyor. Festival, dünya sahnesinde yer alan yabancı konuk sanatçı ve toplulukların sahneleyeceği eserlerin de yer aldığı 13 eser, 22 temsille her yaştan seyircinin karşısına çıkacak. 21 Mayıs'ta başlayacak festival açılış eserini AKM Türk Telekom Opera Sahnesi'nde 'Lucia di Lammermoor' operasının prömiyeriyle yapacak ve 10 Haziran'da sahnelenecek Kuğu Gölü balesi ve Küçük Prens oyunuyla sona erecek.
FESTİVALDE DÜNYA PRÖMİYERİNİ YAPACAK
17'nci Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında; 'Küçük Prens' çocuk oyunu, 'Kız Doğdu/III' ile 'Hiç Kuş Yok', 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında dünya prömiyerini yapacak. 17'nci Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında; 28 Mayıs - 1 Haziran arasında düzenlenen 7. İstanbul Uluslararası Bale Yarışması Final ve Gala Gecesi performansları da izlenebilecek. Uluslararası bale dünyası tarafından yakından takip edilen ve bu yıl 7'nci kez yıldızlarını arayan yarışmanın final gecesi, ödül töreni ve gala gecesinde tüm madalya kazanan dansçıların ve konuk yıldız sanatçıların performansları sahnede olacak.
'13 ESER 22 TEMSİL GERÇEKLEŞTİRİLECEK'
Her sene büyük bir özenle hazırlandıklarını belirten İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, 17'nci İstanbul Opera ve Bale Festivali, İstanbul'un iki yakasından dünyaya sanat çağrısı yapıyor. Bu mottoyla her sene programımızı büyük bir özenle hazırlıyoruz. Bu sene 21 Mayıs - 10 Haziran tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu, Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu ve Kadıköy Süreyya Opera sahnesinde 13 eser, 22 temsil gerçekleştirecek. Bununla birlikte burada 3 operamız var. Gaetano Donizetti'nin Lucia di Lammermoor operasının prömiyerini gerçekleştireceğiz. Dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda, orkestra şefi Antonio Pirolli ile beraber İstanbul Devlet Opera Balesi Orkestrası, korosu, solistleri, teknik ekibi ve yaratıcı kadrosuyla beraber harika bir prodüksiyon hazırladı. Bunun için hepimiz çok heyecanlıyız. Ben de bu eserde 21 Mayıs'ta Enrico rolüyle seyircimizin karşısında olacağım. Operasyonun içinde olup aynı zamanda bu heyecanı yaşayıp, hem yönetici hem sanatçı olarak yaşamak da beni çok mutlu ediyor ve açıkçası heyecanlandırıyor dedi.
KÜÇÜK PRENS DE SAHNELENECEK
İstanbul Opera ve Bale Festivali kapsamında sahnelenecek eselerden de bahseden Akgün, Bununla birlikte Giuseppe Verdi'nin La Traviata operamız var. Bununla birlikte Kadıköy Süreyya Operası'nda Mozart'ın 'Saraydan Kız Kaçırma' operası var. Türkiye'nin dört bir yanından solist sanatçılarımız gelecekler ve burada birarada olacaklar. Yine bir dünya prömiyerimiz var. Dünya prömiyerimiz Sait Karabulut'un müziği ve Şahan Gürkan'ın rejisiyle bir çocuk operası, 'Küçük Prens' bizimle beraber olacak. Biliyorsunuz dünyaya mal olmuş, sadece çocuklara değil büyüklere de yaşam felsefesi açısından çok fazla yol gösteren, çok önemli kült bir eser. Onu tekrar yaratıyor olmak ve kendi kabiliyetimizle sunuyor olmak aslında dünyaya da çok önemli bir mesaj ifadelerini kullandı.
'BU SENE TEMAMIZ KADIN PORTRELERİ'
Akgün, Bu sene temamız 'Kadın Portreleri'. Tarihten bugüne gelen toplumun içindeki kadın profillerinin yaşadığı sıkıntılar, problemler veya kadın profilinin bize ilham veren özelliklerini etkinliklerimizde sıralıyoruz. Bununla beraber bu mantıkla bir tane modern dans eseri var. O da 'Kız Doğdu' ve 'Hiç Kuş Yok' eserleri bu tema üzerine kurgulandı. Aynı zamanda modern dans alanında Erika Silgoner'in bu sezon bize bıraktığı bir elmas 'Pinokyo.Exe' eserini tekrar seyircimizle buluşturuyoruz; ama neden festivale koyduğumuzun altını bir daha çizmek istiyorum. Erika Silgoner 22 ve 24 Mayıs'ta gerçekleşecek. Bu temsillerden önce atölye çalışmaları yapılacak. Aynı zamanda 22 Mayıs tarihinde eser üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek. Biliyorsunuz festivaller eserlerin içeriğini halkımıza tanıtmak için, aynı zamanda belirli bir tema etrafında toplanıp topluma belirli mesajlar vermek için de yapılıyor. O yüzden Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğü bu sorumlulukla beraber, opera, bale ve modern dans sanatlarını halka yaymak ve evrensel boyutta da temsil etmek için bu festivalleri düzenliyor. Yine kadın profilinden yola çıkarak Suleika isimli bir lied konserimiz var. Bu konserde Carolina Ullrich, çok önemli bir lied sanatçısı. Sait Karabulut eşliğinde bize Wolf, Schubert ve Schumann'ın kadın üzerine yazılmış liedlerini seslendirecek. Bu konserle hem Goethe'nin Doğu-Batı Divanı'na hem Züleyha'ya hem de kadın portrelerine bir gönderme yapmak istedik. Bununla birlikte dünyaca ünlü barok operaların orkestra şefi Giulio Prandi, 'Altın Çağın Kadınları' başlıklı konserle bizle beraber olacak. Barok dönemdeki kadın portrelerine mercek tuttuğumuz bu konserimizde, dünyaca ünlü şef bizimle beraber olacak ve ülkemizin dört bir yanından başarılı kadın sanatçılarımız gelecekler, eserleri yorumlayacaklar diye konuştu.
'BALE YARIŞMAMIZLA İLGİLİ MUHTEŞEM BİR GALA GECESİ YAPACAĞIZ'
Akgün, Bununla beraber 2 senede bir düzenlediğimiz bale yarışmamızla ilgili uluslararası otoritelerin jüri üyesi olduğu, Tan Sağtürk'ün de jüri başkanı olduğu, aynı zamanda dünyaca ünlü bale baş dansçılarının da Berlin'den, Rusya'dan, Avrupa'nın çeşitli yerlerinden gelen yurtdışında kariyer yapan, hem Türk sanatçılar hem de yabancı sanatçıların katılımıyla muhteşem bir gala gecesi yapacağız. Bu yarışmada dünyanın dört bir yanından genç yetenekler de gelecekler, sahnede kendilerini deneyecekler. Biz de buna vesile olacağız dedi.
'10 HAZİRAN'DA DA FESTİVALİMİZ KUĞU GÖLÜ İLE SONLANACAK'
Akgün son olarak, Bu çerçeve içerisinde İstanbul Opera ve Bale Festivali evrensel ölçüdeki nitelikli etkinlikleriyle beraber ülkemizde, Atatürk Kültür Merkezi vitriniyle harika temsil edecek diye düşünüyorum. Bütün sanatseverleri, bu güzel festivale bekliyorum. 21 Mayıs'ta Lucia di Lammermoor prömiyerimizle başlıyoruz. Bu sezonun teması kadın portreleri. Burada da yer vermeden yapamayacağımız bir eser var, o da Kuğu Gölü. Çünkü burada iki kadın karakter var; siyah kuğu, beyaz kuğu. Kuğu Gölü'nde yine bir baskı altında kendi karakterini ve kimliğini değiştiren bir kadın portresi var. 3 Haziran ve 10 Haziran'da İzmir, Ankara ve İstanbul baş dansçılarıyla beraber yine Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu'nda Kuğu Gölü için buluşuyor olacağız. 10 Haziran'da da festivalimiz Kuğu Gölü ile sonlanacak. Herkesi bekliyoruz ifadelerini kullandı.