3 kuşak bağlama tutkusu

Mikail KARAMAN-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA,(DHA)- ANKARA'da Rıfat Ataç (66), oğlu Salih (45) ve torunu Mehmet Ali (19) ile birlikte bağlama üretiyor

ANKARA'da Rıfat Ataç (66), oğlu Salih (45) ve torunu Mehmet Ali (19) ile birlikte bağlama üretiyor. Ayrıca Dede Ataç atölyede müşterilerine bağlama çalarken, oğlu ve torunu düğün ve etkinliklerde sahne alıyor.

Ankara'da çocuk yaşlardan itibaren hobi olarak bağlama çalan mobilyacı Rıfat Ataç, eğlence mekanlarında bağlama çalan oğlu Salih Ataç'ı yaklaşık 10 yıl önce kendi yanına aldı. Ardından Rıfat Ataç ve oğlu, mobilya üretimini bırakarak dükkanı bağlama atölyesine dönüştürdü. Daha sonra Salih Ataç'ın oğlu Mehmet Ali Ataç da babası ve dedesi ile birlikte bağlama üretmeye başladı. Dede Ataç atölyeye gelen müşterilere bağlama çalarken, oğlu Salih ve torunu Mehmet Ali Ataç boş zamanlarında düğün ve organizasyonlarda sahne alıyor.

'BAĞLAMA BİZİM İÇİN BİR AŞK'

Rıfat Ataç, bağlama çalmayı ortaokuldayken babasından öğrendiğini belirterek, Bağlama çalmak için hiç kursa gitmedim. İlk bağlamamı da ablamın eşinin akrabaları verdi. Babam da o bağlamayı tamir ettirdi. Müzik derslerinde ben o sazı okula götürüp, getiriyordum. Öğretmenimiz, 'Çalın bakalım' diyordu. Biz de arkadaşlarla çalıyorduk. İlk merakım o zamanlardandı. Hobi olarak çalıyorum zaten. Yaşımız da ilerledi ama yine de bırakamıyoruz; 50 seneye geçti. Dükkanı açtığımda benim asıl mesleğim mobilyacılıktı. Oğlum da benden bir şeyler öğrenmişti. O da yanıma geldi. Burada tezgahta kendine bir saz yaptı. Videosunu da sanal medyadan paylaştı ve çok beğenildi. Sonra da bağlama atölyesine dönüştü dükkanımız. Oğlum da torunum da hem bağlama üretiyor hem de çalıyor. Bağlama bizim için bir aşk diyebiliriz. Sanal medyadan aile videolarımızı izleyen yakınlarımız şaşırıyor ve bizi tebrik ediyorlar dedi.

'ADIM, 'SAZCI RIFAT AMCA' OLDU'

Oğlu ve torunuyla aynı atölyede çalışmaktan mutlu olduğunu söyleyen Ataç, Yıllarca mobilyacılık yaptım; mutluydum da. Bana, 'Dünyaya tekrar gelme şansım olsa, ne iş yapardın' diye sorsalar ben yine mobilyacı olmak isterim. Para kazandığımdan, zengin olduğumdan değil ama ağaca aşık olduğumuz, ağacı çok sevdiğimiz için. Oğlum da işimizi ilerletti. Benim de bağlama çalarak türkü söylediğim videolarımı sanal medyaya yüklediler. Sonra adımız, 'Sazcı Rıfat Amca' oldu. En sevdiğim türkü memleketim Ürgüp'e ait 'Ayşe'min yeşil sandığı' türküsü. O türküyü bağlamada çalıp, söylemeyi severim. Genel olarak eski türküleri çok severim. Neşet Ertaş'ın türküleriyle büyüdüm. Köylere düğünlere gittiğimiz zaman o türküleri çalardık. Yeni nesil müziğe de saygım var. Şarkılar, türküler bizim. Kim nasıl söyler bilmem ama biz bildiğimiz gibi çalıp söylemeyi seviyoruz diye konuştu.

'KÜLTÜRÜMÜZÜ YENİ NESİLLERE AKTARIYORUZ'

Babası Rıfat Ataç'ın bağlamasını çalarak müziğe başladığını ifade eden Salih Ataç ise Babamdan dolayı zaten hevesim vardı. Eğlence sektöründe çalıştım bir dönem. Sonra bıraktım, babamın yanına geldim. Amatör olarak başladım. Kırılan sazları tamir ettik. Ondan sonra kendime bir bağlama yaptım. Kendime yaptığım bağlamayı bir arkadaşım beğendi. Kendine de yapmamı istedi. Öyle öyle marangozluktan bağlama imalatına dönüş yaptık. Ağaçları da tanıyordum zaten. O da bir avantaj oldu. Hem müzisyenlik hem marangozluk ikisini birleştirip, bağlama imalatına başladık. Bizde, 'Kız anadan öğrenir sofra dizmeyi, oğul babadan öğrenir gezmeyi, sohbeti etmeyi' diye bir atasözü var. Bizde babadan gördüğümüz müzik ve mobilya sanatıdır. Benden görüp, oğlum da heveslendi. Hem bağlama çalıyor hem de bağlama imalatını yapıyor. Babam ve oğlum ile aynı atölyede çalışmak, üretmek güzel bir duygu. Dedemizden ve babamızdan aldığımız bu mesleği devam ettiriyoruz. Kültürümüzü, yeni nesillerimize aktarıyoruz dedi.

'HEM ÜRETİP HEM ÇALMAK RUHUMU RAHATLATIYOR'

Mehmet Ali Ataç da 5 yaşından itibaren babası ile düğünlere giderek bağlama çalmayı öğrendiğini belirterek, İşimizi severek yapıyorum; bana farklı duygular veriyor. Hem üretip hem de bu sanatı icra etmek ruhumu rahatlatıyor. Dedemizin ve babamızın mesleğini devam ettirmek istiyorum. Pop müzik de dinliyorum ama çok fazla duygu alamıyorum. Eski türküler çok daha duygulu geliyor. Yeni şarkılarda yaşanmışlık yok. İlerde evlendiğimde çocuğum olursa ona da mesleğimizi öğreteceğim. Neşet Ertaş ve Aşık Veysel türkülerini seviyorum. Arkadaş ortamında da güzel yorumlar alıyorum diye konuştu.