Ahmet Kandemir: Karşıyaka yeniden üretici olmalı
Ergin KARATAŞ / İZMİR, (DHA)- TÜRKİYE Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde küme düşme hattındayken 18 yıl sonra döndüğü Karşıyaka'yı son 7 haftada 5 galibiyetle son salisede mucizevi bir şekilde ligde tutan antrenör Ahmet Kandemir, yeşil-kırmızılı kulübün bir daha aynı sıkıntıları yaşamaması için yeniden üretici olması gerektiğini söyledi
TÜRKİYE Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde küme düşme hattındayken 18 yıl sonra döndüğü Karşıyaka'yı son 7 haftada 5 galibiyetle son salisede mucizevi bir şekilde ligde tutan antrenör Ahmet Kandemir, yeşil-kırmızılı kulübün bir daha aynı sıkıntıları yaşamaması için yeniden üretici olması gerektiğini söyledi. Kariyerinde daha önce iki farklı dönemde görev yaptığı Karşıyaka'ya ligde yarı final, Türkiye Kupası'nda da şimdiki yardımcısı İnanç Koç'un da yer aldığı kadroyla 2005 yılında ilk kez final oynatan Kandemir, mucizevi kurtuluşun hikayesini anlatırken, basketbol takımına yeni reçete de çizdi. Sözleşmesi biten 55 yaşındaki tecrübeli çalıştırıcı, yönetim kendisiyle çalışmaya devam etmek isterse güçlü bir sponsor ve uzun vadeli projeyle kalmaya sıcak baktığını belirtip, Mutlaka tekrar üretici olmalıyız. Üretmezseniz sadece tüketirseniz sonunda tıkanırsınız. Karşıyaka bunu yaşadı ama taraftar gücü ve basketbol ekolüyle kısa sürede toparlanabilir dedi.
Karşıyaka'yla anlaşmadan önce bütün maçları izlediğini belirten Kandemir, Çok zor bir şeydi. Kalan 7 maçta minimum 4 galibiyet almamız gerekiyordu. Bursa dahil 4 galibiyetin yeteceğini hesaplarken işler çok daha başka yere gitti. Yani belki 5 galibiyet bile yetmeyecek duruma gelmişti. Ama neticede biz bir hedef koymuştuk. Geçmişe sünger çekip unutup kalan maçlarda en maksimum gücümüzü oynayarak ligde kalmak için çalıştık. Çünkü ilk geldiğimizde de sadece bizim kazanmamız yetmiyordu. En yakın rakibimizde galibiyet farkı vardı. Daha yukarıdaki bugün küme düşen Mersin'le aramızda 5 galibiyet farkı vardı. Bunları kapatmak kolay değildi. Biz kazanınca herkes birbirini yenmeye başladı. Ama sonuç olarak çok zor bir işi oyuncuların başardığını düşünüyorum diye konuştu.
'SON HAFTAYA KALSIN İSTEMEZDİM'
Ligin son maçının son salisesinde Bursaspor'u 84-82 yenerek üçlü averajla ligde kalan Karşıyaka'da Ahmet Kandemir, Kendi sonucumuzu kendi pozisyonumuzun belirlemesini isterim. Yani bir hafta önce eğer Tofaş'ı yenmiş olsaydık bir başkasının sonucuna bizim ihtiyacımız olmayacaktı. Ya da bir hafta önce Ufuk Sarıca'nın takımı kazanmış olsaydı son maçlara kalmayacaktı. Son hafta mesela Aliağa ile oynamayı isterdim. O zaman kendi sonucumuzu belirleyebilirdik. Hem sizin kazanmanız gerekiyor hem bir başka maçın sonucu da sizi etkiliyor. Oyuncuları tabii o psikolojik olarak biraz yıpratıyor. Bursaspor maçındaki o reaksiyonu geç vermek veya maça çok kötü başlamak bu baskı altında oldu. Sonra takım da biraz kendine geldi. Daha iyi oynamaya başladı. Yani inşallah bir daha Karşıyaka'ya bugünleri Allah göstermez ifadelerini kullandı.
'KARŞIYAKA SONRADAN TÜKETİCİ KULÜP OLDU'
Karşıyaka'da çok uzun süre çalışan antrenörlerden bir tanesiyim diyen Kandemir, Hatta şu an bugünkü 35 yaş altındaki gençler bizim o günkü yaptıklarımızı hatırlamazlar. 35 yaş üstündekilerin hatırladıklarını düşünüyorum. Çünkü o günkü Karşıyaka ile bugünkü Karşıyaka arasında çok büyük bir fark var. Ben ayrıldıktan sponsor Pınar artık kulübe parayı vermeyi bırakıp kendisi ödemeleri yapmaya başladıktan sonra Karşıyaka'da ekonomik devrim oluştu ve bununla beraber de gelişim oluşmaya başladı. Fakat şu anda Pınar'ın da çekilmesiyle beraber eski döneme yakın bir strateji oluştu. O zamanlar ligi 4'üncü bitiriyorduk. Play-offlarda yarı final oynuyorduk. Oyuncular getiriyorduk, satıyorduk. Üretici bir kulüptük. Ondan sonra Karşıyaka üretimden tüketime geçmeye başladı. Bununla ilgili tabii ki başarılar da oldu. Ancak borçlar her geçen yıl arttı dedi.
'ALPEREN, ŞEHMUS, ERCAN OYNAYARAK GELİŞTİ'
Basketbolun 20, 30 sene önceye göre çok değiştiğini belirten Kandemir, Bundan 20 sene önce, 30 sene önceki basketbol değişti. Üç yabancı sistemden yedi yabancı, sekiz yabancı, dokuz yabancıya geçildi. Yani sisteme gelen bir şey var. İnsanlar şimdi üretim yapmak istemiyorlar. Takım kurmak çok kolay. İki tane Türk oyuncu al. Yedi tane yabancı al, sekiz tane yabancı al, takım kur. Ama bu insanları tembelliğe, işin basit tarafına itti. Biz Beşiktaş'ta çalıştığım dönem 2 sene boyunca sadece 2 yabancıyla oynayarak, 19-20 yaşındaki ve bugün Türk Milli Takımı'nın başarısını getiren Egehan, Ercan Osmani, Şehmus, Alperen gibi oyuncuları o takımda 30'ar 35'er dakika oynatarak yapmıştık. Anadolu Efes gibi kulüplerin EuroLeague'de bir başka vizyonu var, başka bir programı var. Eğer herkes Anadolu Efes'i kendine örnek alırsa onunla ekonomik olarak boy ölçüşemezsiniz. Yani sizin buralarda kulübünüzü daha istikrarlı, daha uzun vadeli başarılar için üretim yapmak zorundasınız. Karşıyaka da buna benzer bir senaryoyla gelmiş. Yani bir şekilde artık Karşıyaka'nın ne kadar çok harcadığından çok gelirine yakın paralarla yani borçsuz kapatmayı becerebilmesi gerekiyor ve mutlaka iyi bir sponsoru olması gerekiyor diye konuştu.
'OYUNCULAR KARİYERLERİ VE ARMA İÇİN MÜCADELE ETTİ'
Karşıyaka'nın ligde kalmasını kendisinin göreve gelmesine bağlamanın emek ve destek verenlere haksızlık olacağını belirten Kandemir, Folkart firmasının ben geldikten sonra Karşıyaka'ya çok ciddi bir ekonomik desteği oldu. Kendi şehrinin bir değerinin kaybolmasını istemedi. Öbür taraftan yönetim kurulu işte bu son 3, 4 ayda inanılmaz şekilde takımın eksik olan ekonomik yapısı için çaba gösterdi. Evet insanlar tepki alıyorlar, oyuncular tepki alıyorlar, evet 23 maçta çok kötü performans göstermiş, kazanması gereken maçları kaybetmiş fakat sonunda son 7 hafta onlar da kendi kariyerleri için kulübün armasının yere düşmemesi için çok büyük mücadele gösterdiler dedi.
'SPONSORLUK, PROJE GÜÇLÜ BİR YAPI ŞART'
Yeni sezon takımda kalıp kalmayacağıyla ilgili yönetimle görüşme yapmadıklarını ifade eden Ahmet Kandemir, Karşıyaka'da daha önce 5 sene çalıştım. Bu üçüncü dönemim. Beşiktaş'ta da aynısı oldu. Kulüp isterse, önümüze bir proje koyarsa, yani sonuç olarak dediğim gibi ödeme düzeni, sponsorluk, kuvvetli bir yapı, uzun vadeli program oluşursa konuşuruz. Bazen 3 adım ileri atmak için 2 adım geri atmanız gerekir. 2 adım atamazsanız 3 adım ileri atamazsınız. Kulüp yönetiminin de tercihi çok önemli burada. Yani bununla ilgili bir konuşma yapmadık. Çünkü Buraya geldiğinde sadece takımı kurtarmaya odaklanmıştık. Bundan sonra eğer bu ekonomik destekle kulübün borçları ödenebilir hale gelirse Karşıyaka, Türk basketbolunun en büyük gücü. Ben Beşiktaş'ta çalıştım ama Karşıyaka bir basketbol kulübü ifadelerini kullandı.
'KARŞIYAKA TARAFTARI GİBİ ARMASINA SADIK YOK'
Karşıyaka taraftarına ayrı bir parantez açan Ahmet Kandemir, Karşıyaka'ya ilk geldiğimizde maçtan sonra söyledim, 'Eski Karşıyaka salonu olmazsa işimiz kolay değil' dedim. Çünkü eski Karşıyaka salonun ile yeni Karşıyaka salonun arasında fark vardı. Tribüne seyirci geliyor ama o rakiplere inanılmaz baskıyla takımlarını destekleyen salon ortamı yoktu. Son iki maçta bu atmosferi yeniden gördük. Ben hayatımda bu kadar kendi armasına sadık, armasına aşık, arması için hani çok şeyi yapabilecek, fedakarlık yapabilecek bir taraftar grubu görmedim. Burada güçlü bir sistem kurulması halinde başkalarının 2 senede, 3 senede geleceği yere Karşıyaka 1 senede gelebilir. Sponsor olacaksa, kuvvetli, uzun vadeli program yapılacaksa ben ona varım. Ama onun dışında illaki ben uzun çalışayım düşüncem yok. Beşiktaş'ta bunu yaşadık. Beşiktaş küme düşecekken EuroLeague oynadı. Bazen takımlar yeniden yapılanıp daha kuvvetli geri gelebilirler dedi.
'GENÇLERİN ŞANS BULMASI ŞART'
Ben sadece Karşıyaka değil bütün kulüpler için söylüyorum; üretmezseniz, sadece tüketirseniz sonunda tıkanırsınız diyen Kandemir, Karşıyaka kulübünün geçmiş tarihlerinde ilk şampiyonluğunda kendi oyuncularla şampiyonluğu var. Daha sonra yabancı ağırlıklı bir şampiyonluğu var. Tarihindeki iki şampiyonluğundan biri. Genç oyunculara şans vermek gerekiyor ama mutlaka yani bu illa sizin kendi altyapınızdan yetişme olmasına gerek yok. Türkiye'de başka kulüplerde de çok yetenekli gençler var. Bu yabancı sisteminden dolayı süre alamıyorlar. Takımlarında sorumluluk alamıyorlar diye konuştu.
'MERT CELEP 27 YAŞINDAN SONRA ŞANS BULDU'
Genç oyuncuların kenarda oturmaması gerektiğini, oturarak oyuncu olamayacağını belirten Kandemir, sözlerini şöyle sürdürdü:
Yetiştirdiğiniz gençleri oynatma cesaretiniz yoksa veya o sorumluluğu alamıyorsanız bunların mutlaka bir yerde kiralık olarak oynamasını sağlamanız lazım. Çünkü bu oyunda kimse oynamadan kendini ilerletemez. En yakın örnek bugün mesela bizim kümede kalmamızda Mert Celep'in son 7 haftada inanılmaz katkısı oldu. Mert nereden yetişti, Karşıyaka'dan yetişti. Ama ne zaman oynamaya başladı Karşıyaka'da, 27 yaşından sonra oynamaya başladı. Halbuki genç takımdan çıktığı zaman düzenli olarak, kademeli olarak oynamalıydı. Bugün belki çok daha farklı bir oyuncu olabilirdi.
'HATALAR KÖTÜ NİYETLİ DEĞİL'
Karşıyaka'da takımın içinde bulunduğu durum nedeniyle sezon içinde görevden ayrılan Eski Genel Menajer Nihat Mala'ya özellikle sanal medyada tepkiler sürerken antrenör Ahmet Kandemir, Ben Nihat Mala'yla hem Karşıyaka'da hem başka kulüplerde birlikte antrenör menajer olarak çalıştık. Daha önce hem Karşıyaka'da hem Beşiktaş'ta ben antrenör iken oyuncuydu. Çok iyi tanıdığım birisi. Şimdi insan sonunda işin geldiği noktada Karşıyaka çok uzun süredir böyle bir şey yaşamadığı için mutlaka tepki olacak birileri olacaktı. Bu yönetim olacaktı, menajer olacaktı, belki oyun koçu olsam bu bana olacaktı dedi.
Kandemir, Ben sadece şunu söyleyebilirim. Yani zaten hatalar olmasa iş buraya gelmezdi. Mutlaka hatalar yapılmıştır. Yani hiç hata yapmamıştır, yönetim hiç hata yapmamıştır diyemem. Zaten ben o dönemi yaşamadım. Ama şunu biliyorum ki ayrıldıktan sonra bile takımın ligde kalması için çaba gösterdi. Ne kadar hata yapmış olsa bile o kadar da Karşıyaka'nın dışında biri değil, kulübü çok seviyor. O da buradan yetişip şampiyonluk yaşamış. O da mutlaka şimdi kendi oturduğu zaman yapmış olduğu hataları önüne koyup bunu düşünecektir ifadelerini kullandı.