☰
✕

'Ani göz kapağı düşüklüğüne dikkat edilmeli'

ANKARA, (DHA)- GÖZ Hastalıkları Uzmanı Dr

GÖZ Hastalıkları Uzmanı Dr. Bağım Ayçin Çakır İnce, göz kapağında aniden ortaya çıkan düşüklüğün ciddi sağlık sorunları belirtisi olabileceğini belirterek, Özellikle çift görme, şiddetli baş ağrısı, göz bebekleri arasında büyüklük farkı veya göz hareketlerinde kısıtlılık eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır dedi.

Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Bağım Ayçin Çakır İnce, yaşla birlikte göz çevresinde ortaya çıkan deri fazlalığı ve sarkmaların çoğu zaman estetik bir değişiklik olarak değerlendirildiğini söyleyerek, Üst göz kapağındaki dokuların görme alanını örtmesi, günlük yaşamı etkileyen işlevsel sorunlara da yol açabiliyor. Göz kapağı düşüklüğü doğuştan olabilir veya sonradan gelişebilir. Doğru tedavinin belirlenebilmesi için öncelikle düşüklüğün nedeni ortaya konulmalıdır. Göz kapağında benzer bir görünüme yol açan sorunlar farklı tedaviler gerektirebilir. Üst göz kapağındaki deri fazlalığı ile kapak kenarının normal konumundan aşağıda bulunması aynı durum değildir. Pitozis olarak adlandırılan gerçek göz kapağı düşüklüğünde, kapağı kaldıran kasın veya bu kasla ilişkili yapıların işlevi etkilenebilir. Kaşların aşağı doğru yer değiştirmesi de kapak bölgesindeki sarkmayı artırabilir. Muayenede bu durumların birbirinden ayrılması gerekir diye konuştu.

Göz kapağındaki düşüklüğün bazı kişilerde görme alanının üst bölümünü daraltabildiğini belirten Dr. İnce, Kişi daha iyi görebilmek için kaşlarını sürekli yukarı kaldırma veya başını geriye doğru eğme ihtiyacı duyabilir. Bu çaba, alın ve kaş çevresinde yorgunluk hissine neden olabilir. Kapaklarda belirgin ağırlık hissi, görme alanında kapanma veya günlük işleri yaparken zorlanma varsa göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Göz kapağı estetiği olarak bilinen blefaroplasti, uygun hastalarda fazla deri ve gerektiğinde yağ dokusunun düzenlenmesini amaçlamaktadır. Gerçek kapak düşüklüğünde farklı bir cerrahi yaklaşım gerekebilir. Sorun yalnızca deri fazlalığından kaynaklanıyorsa buna yönelik bir işlem planlanabilir. Kapağı kaldıran yapılarla ilgili bir problem varsa yalnızca fazla derinin alınması yeterli olmayabilir. Bazı hastalarda iki durum birlikte bulunabilir. Bu nedenle cerrahi karar, yalnızca dış görünüşe göre değil, kapakların konumu, kasların işlevi ve görme üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilerek verilmelidir dedi.

Ameliyat öncesi muayenede göz kuruluğu, kapakların kapanma durumu, kaşların konumu ve geçirilmiş göz ameliyatlarının da dikkate alındığını ifade eden Dr. İnce, şunları söyledi:

Gerekli durumlarda görme alanı incelemesi yapılabilir. Estetik beklentiler ile işlevsel ihtiyaçlar birlikte ele alınmalıdır. Planlamada kişinin beklentilerini anlamak kadar göz sağlığını ve kapağın koruyucu işlevini gözetmek de önemlidir. Her göz kapağı düşüklüğü ameliyat gerektirmez. Uygun yaklaşım, düşüklüğün nedenine ve muayene bulgularına göre kişiye özel olarak belirlenir. Göz kapağı düşüklüğü her zaman yaşa bağlı gelişmemektedir. Aniden ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğü acil değerlendirme gerektirir. Özellikle çift görme, şiddetli baş ağrısı, göz bebekleri arasında büyüklük farkı veya göz hareketlerinde kısıtlılık eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.