'Antalya oturmuş bir turizm imparatorluğu'

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, son yıllarda kitle turizminde öne çıkmaya başlayan Mısır'ın Hurghada şehri ile Antalya rekabetini değerlendirdi

ANTALYA Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, son yıllarda kitle turizminde öne çıkmaya başlayan Mısır'ın Hurghada şehri ile Antalya rekabetini değerlendirdi. İki şehir arasındaki temel farkın 'kalite' olduğuna dikkati çeken Yavuz, Antalya, oturmuş bir turizm imparatorluğu dedi.

Mısır'ın turizmde parlayan yıldızı Hurghada'ya inceleme gezisi düzenleyen Recep Yavuz, iki destinasyonu karşılaştırdı. Akdeniz ve Kızıldeniz arasında yükselen turizm rekabetine dikkati çeken Yavuz, daha önce de birçok kez gittiği Kızıldeniz kıyısındaki Hurghada bölgesinde, dört gün süresince onlarca otelin yatırımcıları ve yöneticileriyle görüşerek, gözlem yaptığını söyledi.

Her toplantıda 'Hurghada gerçekten Antalya'ya rakip olabilir mi' sorusunun canlandığını belirten Yavuz, Antalya'nın onlarca yıllık tecrübesiyle Avrupa'nın en güçlü resort destinasyonlarından biri olduğunu, Hurghada'nın ise çok daha düşük maliyetlerle büyüyen, agresif yatırımlarla dikkati çeken, özellikle Avrupa pazarında hızla yükselen bir kent olduğunu kaydetti. Yavuz, Antalya turizminde 38 yıldır görev yapan biri olarak, genç turizmciler açısından bu değerlendirmenin önemli olduğuna dikkati çekti.

'HURGHADA HENÜZ KÜÇÜK ÖLÇEKLİ'

Antalya'nın yaklaşık 16-17 milyon yabancı ziyaretçi ağırlayan dev bir turizm ekonomisi haline geldiğini belirten Yavuz, Antalya, oturmuş bir turizm imparatorluğu. Yatak kapasitesi 700 bine yaklaşmış durumda. Hurghada ise henüz daha küçük ölçekli görünse de yıl boyu devam eden iklim avantajı, uygun fiyat politikası ve yatırım iştahı sayesinde dünyanın en hızlı büyüyen resort bölgelerinden biri olma yolunda ilerliyor dedi.

KRİZLERE RAĞMEN SÜREKLİ BÜYÜDÜ

Antalya'nın yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da en güçlü tatil destinasyonlarından biri olduğunu kaydeden Yavuz, Lara, Belek, Side, Kemer, Alanya ve Kaş gibi birbirinden tamamen farklı segmentlere hitap eden alt destinasyonlarıyla çok geniş bir turizm yelpazesine sahip. Son 10 yılda savaşlar, pandemi ve ekonomik krizler yaşanmasına rağmen Antalya sürekli büyümeyi başardı diye konuştu. Recep Yavuz, 2015'te yaklaşık 11 milyon turist ağırlayan şehir, 2016'daki Rusya krizinde ciddi darbe aldı. Pandemi sonrası ise yeniden büyük bir sıçrama yaptı. Bugün Antalya'nın gücü aslında yalnızca deniz-kum-güneş turizminden gelmiyor. Bunlar tek başına bir turistin gelmesi için yeterli değil. Güçlü havalimanı altyapısı, çok gelişmiş 'all inclusive- her şey dahil' sistemi, deneyimli insan kaynağı. Golf, spor, sağlık ve kongre gibi farklı turizm ürünleri, operasyonel tecrübesi onu rakiplerinden ayırıyor dedi.

'ANTALYA PAHALILAŞIYOR' ALGISI

Özellikle Belek bölgesinin artık sadece bir tatil merkezi değil, Avrupa golf turizminin en önemli merkezlerinden biri haline geldiğini anlatan Yavuz, Ancak Antalya'nın bununla beraber sorunları da büyüyor. Artan enerji maliyetleri, personel sıkıntısı, yükselen işletme giderleri ve kontrolsüz yatak kapasitesi artışı sektör üzerinde baskı oluşturuyor. Son yıllarda Avrupa pazarında 'Antalya pahalılaşıyor' algısı da giderek güçlenmeye başladı. Açık konuşmak gerekirse Antalya bugün biraz kendi başarısının altında ezilmeye başladı diye konuştu.

'YATAK KAPASİTESİ KONTROLSÜZ ARTIYOR'

En önemli sorun olarak kontrolsüz büyümenin devam etmesini gösteren Recep Yavuz, Yatak kapasitesi kontrolsüz artıyor. Yeni oteller yapılmaya devam ediyor. Ben günün birinde Antalya'daki otelcilerin hep birlikte 'Artık yeni otel yapmayın' diye isyan edeceğini düşünüyorum. Çünkü mesele artık sadece yatak sayısını artırmak değil, o yatağı sürdürülebilir şekilde doldurabilmek dedi.

AYNI PAZARLARDAN BESLENİYORLAR

Daha ucuz ve agresif Hurghada'nın Antalya'nın 30 yıl önceki hali gibi olduğunu belirten Yavuz, bölgenin özellikle Alman, Rus, İngiliz, Polonya, Çek ve Doğu Avrupa pazarında çok hızlı büyüdüğünü, Antalya'nın pazarlarından beslendiğine dikkati çekti. Çocuklu aileler, 12 ay girilebilir deniz, düşük maliyetler ve yüzde 20-40 daha ucuz oteller, dalış ve su sporları gibi avantajları da sıralayan Yavuz, şehir ve gastronomi kültürünün Antalya kadar gelişmediğini, kirlilik ve hijyen sorunları, eğitimli personel eksikliği ve güvenlik sorunu gibi Antalya'ya karşı dezavantajlarını da sıraladı.

TEMEL FARK KALİTE

Yavuz, iki şehir arasındaki temel farkın ise kalite olduğunu belirterek, Antalya uzun yıllardır kaliteyi yükselterek büyümeye çalıştı. En azından belli bölgelerde ve belli tesislerde bunu başardı. Hurghada ise şu an daha çok fiyat avantajıyla büyüyor. Yani biri kalite merkezli, diğeri fiyat merkezli model uyguluyor. Ama bugün itibarıyla gerçek şu; Antalya hala Akdeniz'in en güçlü turizm markalarından biri. Hurghada ise dünyanın en hızlı yükselen resort destinasyonlarından biri olmaya aday. Ve görünen o ki önümüzdeki yıllarda turizm sektörü bu iki destinasyonu çok daha fazla yan yana konuşacak. Gelecekteki rakibimiz artık Mayorka değil, Antalya'yı örnek alan Hurghada olacak diye konuştu.