Bakan Uraloğlu: Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette 'Türkiyesiz koridor' düşünülemeyeceğini kanıtlamaktadır

Tuğçe SEZER ODABAŞI- Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- 5'İNCİ Türkiye Denizcilik Zirvesi açılış programında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazlarının tek hakimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası haline gelmiştir

5'İNCİ Türkiye Denizcilik Zirvesi açılış programında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazlarının tek hakimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası haline gelmiştir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette 'Türkiyesiz koridor' düşünülemeyeceğini her fırsatta kanıtlamaktadır dedi. Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'yle Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturmayı hedefliyoruz. Ve şimdi bu büyük resme çok önemli bir yeni halka daha ekliyoruz, kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu'nu canlandıracak iş birliği mutabakat zaptını imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı'na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz diye konuştu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 5'inci Türkiye Denizcilik Zirvesi bugün Tersane İstanbul'da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'nun katılımıyla başladı. İki gün sürecek olan organizasyonun açılış oturumu kamu kurumları, uluslararası denizcilik otoriteleri, özel sektör temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getirirken, açılış oturumunda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Başkanı Tamer Kıran, Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez katılımcılara hitap ederek Türk ve dünya denizciliğinin vizyonunu paylaştı.

'DENİZCİLİK KÜRESEL EKONOMİNİN VE TEDARİK ZİNCİRLERİNİN VAZGEÇİLMEZ ANA TAŞIYICISIDIR'

Programda konuşan Bakan Abdülkadir Uraloğlu, Sizlerin de çok iyi bildiği üzere küresel yük taşımacılığının yüzde 88'i, Türkiye'nin ise dış ticaret taşımalarının tonaj bazında yüzde 85'i denizyoluyla gerçekleştirilmektedir. Tek başına bu oranlar bile denizciliğin küresel ekonominin ve tedarik zincirlerinin vazgeçilmez ana taşıyıcısı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu küresel gerçek, ülkemizin denizcilik vizyonunun ve Mavi Vatan'a olan güçlü bağlılığımızın ne kadar stratejik bir önem taşıdığını da vurgulamaktadır. İşte bu anlayışla dün 100'üncü yıl dönümünü coşkuyla kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, milletimizin Mavi Vatan'a olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü simgesidir diye konuştu.

'TÜRKİYE ORTA KORİDOR'UN KİLİT ÜLKESİ, TÜRK BOĞAZLARI'NIN TEK HAKİMİ VE KALKINMA YOLU PROJESİ'NİN ANA AKTÖRÜ'

Bakan Uraloğlu, Tarih boyunca kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ülkemiz, bugün de uluslararası tedarik zincirleri ve ulaşım koridorlarının merkezindedir. Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazlarının tek hakimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası haline gelmiştir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette 'Türkiyesiz koridor' düşünülemeyeceğini her fırsatta kanıtlamaktadır. Farkında olduğunuz üzere son yıllarda yaşanan gelişmeler, ulaştırma sistemlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini ve küresel ticareti sekteye uğratabileceğini açıkça göstermiştir. Son olarak Hürmüz Boğazı çevresindeki kapanmalar, tek bir boğazın dünya enerji arzını ve tedarik zincirlerini nasıl derinden etkileyebileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki aksama, enerji güvenliğinden lojistik maliyetlerine kadar geniş bir etki oluşturmaktadır ifadelerini kullandı.

'BİZLER YALNIZCA KRİZİ DEĞİL, RİSKİ DE YÖNETMEK ZORUNDAYIZ'

Bakan Uraloğlu, Bu noktada da bizler yalnızca krizi değil, riski de yönetmek zorundayız. Bunun yolu ise mevcut koridorları güçlendirirken alternatiflerini de oluşturmaktan ve ulaştırmanın diğer modlarıyla entegre bir yaklaşımdan geçmektedir. Türkiye olarak Asya'dan Avrupa'ya uzanan en önemli güzergahlardan biri olan Orta Koridor'u yüksek kapasiteli ve rekabetçi bir ticaret omurgasına dönüştürmek istiyoruz. Kalkınma Yolu Projesi'yle de Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturmayı hedefliyoruz. Ve şimdi bu büyük resme çok önemli bir yeni halka daha ekliyoruz, kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu'nu canlandıracak iş birliği mutabakat zaptını imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı'na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz. Böylece Körfez bölgesinden Avrupa'ya ulaşacak yükler için yeni bir seçenek daha ortaya çıkacak ve ticaret akışları olası krizlerden daha az etkilenecektir dedi.

'KÜRESEL GÜVENLİĞİN DE VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASIDIR'

Bakan Uraloğlu, Önümüzdeki hafta gerçekleşecek NATO Zirvesi de bir kez daha gösterecektir ki Türkiye, coğrafi konumu, lojistik altyapısı, enerji koridorlarındaki merkezi rolü ve sağladığı istikrarla sadece kendi bölgesinin değil, küresel güvenliğin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Biz, her zaman kriz anlarında köprü olan, barış zamanlarında ise kalkınma ve iş birliği için yol açan bir ülke olarak sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Bu anlayışla, denizcilik sektörümüzü daha da güçlendirerek küresel tedarik zincirlerine katkı sunmaya ve uluslararası iş birliğini derinleştirmeye kararlıyız diye konuştu.

'KABOTAJ'IN İKİNCİ YÜZYILINI TÜRKİYE YÜZYILI İLE BİRLEŞTİRECEĞİZ'

Bakan Uraloğlu son olarak, Hiç şüphesiz dünya geçmişten bu yana denizci medeniyetlerin öncülüğünde gelişti ve bu noktalara geldi. Denizler, tarih boyunca sadece ticaretin değil, bilgi, kültür, teknoloji ve kültürlerin ana taşıyıcısı oldu. Bugün de aynı gerçekle karşı karşıyayız. Denizcilik, geleceğin anahtarıdır. Güçlü filolar, modern limanlar, yeşil ve akıllı lojistik sistemler kuran milletler, yarının dünyasını şekillendirecektir. Biz Türkiye olarak, Kabotaj Kanunu'nun 100'üncü yılında, kadim denizcilik mirasımızı geleceğin vizyonuyla birleştirerek bu yarışta ön sıralarda yer almaya kararlıyız. Kabotaj'ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz diye konuştu.

Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100'üncü yıl dönümü vesilesiyle tarihi önem taşıyan zirvede küresel deniz ticaretinin geleceği, lojistik kırılganlıklar, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi stratejik konular masaya yatırılacak.