Binali Yıldırım: Terörsüz Türkiye büyük bir fırsattır

Gökhan İÇKİLLİ-Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)- TÜRK Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Terörsüz Türkiye büyük bir fırsattır

TÜRK Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Terörsüz Türkiye büyük bir fırsattır. 40 yıl maalesef, 40 bin insanımızı bu uğurda kaydettik. Üstüne üstlük 2 trilyon dolar da kaynağımız yok oldu gitti dedi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) tarafından 'Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi' düzenlendi. 20-21 Nisan tarihleri arasında OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenecek olan sempozyuma, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım onur konuğu olarak katıldı. Sempozyuma ayrıca MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun milletvekilleri Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Ersan Aksu, Orhan Kırcalı, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ile protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

'İNSANLAR ŞEHİRLERDE YALNIZLAŞIYOR'

Binali Yıldırım, programda yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş'ta okuldaki saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere rahmet, yaralılara da şifalar diledi. Şehirlerin büyüdüğünü fakat insanların şehirlerde yalnızlaştığını ifade eden Yıldırım, Şehir deyince akıllara gelen medeniyetin kitap gibi okunan halidir. Şehirler sadece taş, toprak, betondan ibaret değildir. Eğer ruh varsa o şehir olur. Günümüzde ne yazık ki şehircilikte insan boyutu gerektiği kadar önemsenmiyor. O gökdelenleri uzayı yaracak şekilde çıkan binalara bakın; o binalarda yaşayan insanların ömrü boyunca birbirleriyle selamlaşmadığına şahit olursunuz. Şehirler büyüyor, şehirler gelişiyor ama insanlar o şehirlerde yalnızlaşıyor. Demek ki şehir planlamasında insan unsurunu, insan ihtiyaçlarını merkeze almak gerekiyor. Yeşil alan dengesini dikkate almamız gerekiyor. Yeşil; insana huzur verir, insanı dinlendirir, saldırgan tabiatını törpüler. Bugün ne yazık ki Avrupa şehirlerinde, büyük metropollerde yıldızlarla ilişki kuramıyorsunuz. Asıl olan insanların yıldızlarla ilişki kurması, hayalini geleceğe taşıması, tefekkür yapmasıdır. Böyle şehirleri maalesef bazı ülkeler artık kaybettiler diye konuştu.

'ŞEHİRCİLİK, ÜRETİMLE YAŞAMLA BİR BÜTÜNLÜK TEŞKİL EDİYOR'

Akıllı şehirlerin gündemlerinde olduklarını belirten Binali Yıldırım, Ama akıllı şehirler, bugün büyükşehirlerin, modern şehirlerin içine düştüğü açmazları, sorunları azaltacak en önemli araçlardan bir tanesidir. Yani artık elinizdeki bilgisayarla, programlarla evinizde yaşayın yaşamayın, evinizin sevk ve idaresini yapabileceksiniz. Böylece hem ekonominize katkı sağlayacaksınız hem de şehrin temiz hava ihtiyacına yardımcı olacaksınız. Şehircilik üretimle, yaşamla bir bütünlük teşkil ediyor. Teknoloji ve yaşam kalitesi şehrin önemli parçalarından bir tanesi ve şehirciliği planlarken, yeni şehirler planlarken biz tabii talihsiz bir deprem yaşadık. 11 ilimiz etkilendi ve 6 Şubat depreminden bu tarafa çok ciddi anlamda şehircilik faaliyeti gerçekleştirdik. 500 milyon civarında konut tamamlandı. Hak sahiplerine verildi. Benim gençliğimde herhalde 60'lı yıllarda Varto'da bir deprem olmuş. 70'li yılların sonunda hala Varto depremiyle ilgili deprem konutları gündemdeydi. Ama çok şükür Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Cumhur İttifakı'nın gücüyle memleketimizin her yerinde, her köşesinde, her türlü sorunların üstesinden geliyor. Bizim devlet eliyle 3 milyon konut yaptık son 20 yılda ama bundan çok daha fazlasını özel sektörün yaptığını biliyoruz. Ve şu anda 20 milyon aileyi barındıracak Türkiye'de son 25 yılda konut yapımı gerçekleştirildi. Bunlar büyük işler. Ama başka günlük meselelerden dolayı maalesef gündem farklı farklı noktalara kayıyor. Daha moral bozucu konular daha fazla meşgul ediyor ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'NİN ROLÜ GİTTİKÇE DAHA ÖNEMLİ HALE GELİYOR'

Türkiye'nin zor bir coğrafyada olduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:

Türkiye'nin etrafına baktığımızda her yerde karışıklık var, savaş var. Kuzeyimizde Ukrayna, Rusya var. Daha yakın zamanda Kafkaslar'da savaş vardı. Güneyde İran'da yaşananlar, Gazze'de, Filistin'de yaşananlar ve Kuzey Afrika'da yaşanan istikrarsızlıklar, tüm bunlara dikkat aldığımızda Türkiye'nin pozisyonu, Türkiye'nin rolü gittikçe daha önemli hale geliyor. Ve bu bölgenin istikrarı, bu bölgenin geleceği Türkiye'nin geleceğiyle aynıdır. Türkiye'nin dimdik ayakta durması Balkanların, Kafkasların, Türk-İslam bölgesinin ve Orta Doğu'nun da ayakta durması anlamına geliyor. O yüzden 'Terörsüz Türkiye' sürecinde 21'inci yüzyılda Türkiye'ye çok önemli görevler düşüyor. Terörsüz Türkiye büyük bir fırsattır. 40 yıl maalesef, 40 bin insanımızı bu uğurda kaydettik. Üstüne üstlük 2 trilyon dolar da kaynağımız yok oldu gitti. Binbir zahmetle yaptığımız şehirlerimiz yıkıldı. Yani şimdi işte İsrail-Amerika, İran'daki yaptığı yıkıntıların tekrar yerine konmasının ne kadar büyük zaman alacağını ne kadar büyük kaynaklara ihtiyaç göstereceğini kolayca tahmin edebiliyoruz. Yapmak zordur ama yıkmak kolaydır. Bir Süleymaniye için derler, 'Süleymaniye için bir Mimar Sinan lazım ama gel yıkalım dersen 2 amele 2 de kazma kürek yeter' diyor. Onun için yıkan değil, yapan olacağız. Sadece Türkiye kendisinden sorumlu bir ülke değil. Türkiye tarihsel geçmişi itibarıyla gelecek vizyonu itibarıyla da etrafındaki coğrafyadan sorumludur.

'ORTA KORİDOR'UN ÖNEMİ GİTTİKÇE ARTIYOR'

Türk devletlerinin 175 milyon nüfusa sahip olduğunu dile getiren Binali Yıldırım, Türk devletleri deyince, 175 milyon nüfusta bahsediyoruz. 1,2 trilyon dolarlık bir milli gelirden bahsediyoruz. Ve 1 trilyonu bulan dış ticaretten bahsediyoruz. Ama gel gör ki Türk devletleri kendi aralarında sadece 60-70 milyar civarında ticaret yapıyor. Diğerini diğer ülkelerle yapıyorlar. Yani Türk devletleri kendi refahını yükseltmek için değil, kendileri dışındaki ülkelerin refahını yükseltmeye çalışıyorlar. O yüzden İpek Yolu'nun bugünkü adıyla Orta Koridor'un önemi gittikçe artıyor. Orta Koridor, yaklaşık 1 trilyon dolarlık Doğu-Batı ticaretinde aldığı pay sadece yüzde 5'tir. Halbuki deniz 2 katı süre olarak, Kuzey koridoru Rusya üzerinden giden yine aynı 2 katı. Aslan payını bu iki koridor alıyor. Neden? Oralarda sınır geçişleri daha az. Dolayısıyla zaman ve maliyet bedelleri karşılıkları daha az. Bizim hedefimiz sadece Türk devletleri teşkilatı olarak varlığımızı birliğimizle övünmek değil, hedefimiz gerçek anlamda tek bir kimlikle Balkanlardan çıkan bir insanın Moğolistan'a kadar hiçbir engelle karşılaşmadan gidebilmesidir. Malların serbest hareket edebilmesidir. İnsanların serbest hareket edilmesidir. Hizmetlerin serbest dolaşımıdır. Bunu başardığımız zaman işte Türk dünyasının hepimizin hayalindeki yeri gerçek anlamda sağlanmış olacak dedi.