☰
✕

CHP kurultay davasında 9 sanık için ceza, 3 sanık için beraat talebi

Eda KOÇ/ANKARA, (DHA)- CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklayan Cumhuriyet savcısı, İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 9 sanığın 3'er yıla kadar hapsini 3 sanığın ise beraatini talep etti

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklayan Cumhuriyet savcısı, İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 9 sanığın 3'er yıla kadar hapsini 3 sanığın ise beraatini talep etti. Duruşma 11 Kasım'a ertelendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açıldı. İddianamede; İmamoğlu'nun Divan Başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Davanın görülmesine Ankara 26'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. Rıza Akpolat'ın özel kalem müdürü Emirhan Akçadağ, bulunduğu şehirden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla duruşmaya bağlanarak tanık olarak dinlendi.

'YAKLAŞIK 160 SİYASETÇİYİ KONAKLATTIK'

Tanık Emirhan Akçadağ, kurultay döneminde bazı toplantılara şahit olduğunu belirterek, Gökhan Günaydın, Ekrem İmamoğlu, bunların toplantılarına şahit oldum. Bu husus savcılık ifademde de var. Tabii içerilerine girilemiyordu ama burada toplantılar yapılıyordu. Onun haricinde, yine savcılık ifademde belirtmiş olduğum üzere, otelin eksi birinci katı delegelerle veya il başkanlarıyla görüşmek için kullanılıyordu. Burada İstanbul İl Başkanlığı da faaliyet gösteriyordu. Ancak oraya da içeri girilemiyordu. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü dosyasında vermiş olduğum savunmada belirttiğim gibi, o dönemde 4-6 Kasım 2023 tarihleri arasında çeşitli otellerde yaklaşık 160 siyasetçiyi konaklattık. Bu konaklamalar, dönemin Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın ödemesiyle gerçekleştirildi. Burada da durum şöyleydi; bunların tüm ödemelerini kendimiz yaptık. Belediye olarak koordinasyonu sağladık. Oradaki hedef, delegeleri orada tutmak, aynı zamanda orayı siyasi bir üs olarak kullanmaktı dedi.

'MADDİ MENFAATLER VE BİRTAKIM TEKLİFLER KONUŞULUYORDU'

Akçadağ, kurultay sırasında maddi menfaat sağlandığına ilişkin konuşmalar duyduğunu, ancak bunlara doğrudan şahit olmadığını belirterek, Maddi menfaatler ve birtakım teklifler konuşuluyordu. Ancak bizzat bana veya bizim ekipten herhangi birine böyle bir teklif yapılmadı. Ben de o toplantıların içerisinde bizzat bulunmadım. Özel odalar vardı, toplantılar buralarda yapılıyordu. Bu konular çok konuşuluyordu, duyuluyordu. Özellikle birinci tur sonrasında okul bursu verilenler, maddi menfaat sağlanan kişiler olduğu da konuşuluyordu. Ancak toplantıların içerisinde birebir bulunmadığım için isim veremiyorum. Net olarak söyleyebileceğim şey, bunların orada konuşulduğudur. Zaten salonda da duyuluyordu. Siyasetin içerisinde bulunan üst düzey yöneticiler ve taraflar arasında bu konular konuşuluyordu ifadelerini kullandı.

'HERHANGİ BİR USULSÜZLÜK GÖRMEDİM'

Duruşmada tanık olarak dinlenen Ali Abbas Ertürk ise Herhangi bir bilgim yok. O dönem Aksaray delegesiydim. Özgür Karabat'ı sadece kamuoyundan milletvekilimiz olarak bilirdim. Kurultay günü bir usulsüzlük yapıldığını görmedim dedi.

Tanık Sırrı Küçük de Herhangi bir usulsüzlüğe şahit olmadım ifadelerini kullandı.

'ORTADA HERHANGİ BİR SOMUT OLAY YOK'

Tanık beyanlarının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Çağlar Çağlayan, tanıkların ifadelerinin doğrudan görgüye dayanmadığını savundu. Çağlayan, Bugün dinlenen diğer tanık Emirhan Akçadağ'ın söyledikleri de aslında bize şunu göstermiş oldu. 'Böyle konuşuluyordu, bu çok söyleniyordu' şeklinde ifadeler kullanılıyor. Ancak kimin söylediği belli değil dedi.

Akçadağ'ın kurultayda yapılan görüşmelere ilişkin anlatımlarını değerlendiren Çağlayan, Nasıl başkaydı, içeride bir şey mi konuşuldu? Bir şey mi duydunuz; 'duymadım.' Gördünüz mü; 'görmedim.' Kapıdan içeri kimlerin girdiği soruluyor. Turan Taşkın Özer'in odasına Gökhan Zeybek'in girdiğini söylüyor. Gökhan Zeybek de milletvekili, Turan Taşkın Özer de milletvekili. İstanbul İl Başkanı da giriyor. Bunlar İstanbul siyaseti içerisinde yer alan kişiler. Birbirleriyle herhangi bir yerde görüşmelerinden daha doğal bir şey yokken, para verildiğine, alındığına, oyların satın alındığına ilişkin ortada herhangi bir somut olay yok. Tanık, duymadığı ve görmediği şeyleri çıkarımla bir sonuca bağlıyor diye konuştu.

'OLAĞAN FAALİYETLERİ KRİMİNALİZE EDİYOR'

Kurultay salonundaki odaların adaylara tahsis edildiğini belirten Çağlayan, Şimdi Sayın Özgür Özel'e tahsis edilmiş bir odadan bahsediyoruz. Özgür Özel genel başkan adayı. Kendisine ve ekibine tahsis edilen yerde siyasi görüşmeler yapılıyor. Ancak tanık bunu öyle bir anlatıyor ki sanki içeride gizlice kapatılmış, özel olarak hazırlanmış bir oda varmış gibi bir izlenim oluşuyor. Oysa burası CHP Genel Merkezi tarafından yapılan planlama dahilinde Sayın Özgür Özel'in kullanımına tahsis edilmiş bir yer. Tanık ise burada gizli görüşmeler yapılıyormuş gibi anlatıyor. Bu anlatımı genel olarak dinlediğinizde, sanki delegeler içeri giriyor, ceplerine kartlar konuluyor, telefonlar veriliyor ya da kendilerine birtakım sözler veriliyor ve bunun üzerine oy kullanıyorlarmış gibi bir anlam çıkıyor. Oysa içeride yapılan şey siyasi görüşme. Üstelik kendisine resmen tahsis edilmiş bir odada yapılan siyasi görüşme. Resmi ve olağan siyasi faaliyetleri kriminalize eden bir anlatımla karşı karşıyayız. Bu anlatımın hiçbir kısmı doğrudan görgüye dayanmıyor ifadelerini kullandı.

SAVCI MÜTALAASI

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, tanık beyanları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve dosya kapsamındaki diğer delillerin birlikte değerlendirildiğini belirtti. Mütalaada, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen 38'inci Olağan Kurultayı'nda Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'in genel başkan adayı olduğu, kurultay divan başkanlığı görevini ise Ekrem İmamoğlu'nun yürüttüğü hatırlatıldı. Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek CHP yönetiminde değişiklik yapmayı amaçladıkları, bu doğrultuda Özgür Özel'in genel başkan seçilmesi için yasaya aykırı faaliyetlerde bulundukları ileri sürüldü. Mütalaada, oy kullanan delegelerin bir kısmına maddi menfaat sağlandığı veya menfaat vaadinde bulunulduğu, delegelerin kendilerinin ya da yakınlarının işe alınması ve ihale verilmesi yönünde vaatlerde bulunularak iradelerinin etkilendiği iddia edildi. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakleri üzerinden de delegelere menfaat sağlandığı öne sürüldü. Cumhuriyet savcısı, Baki Aydöner, Ekrem İmamoğlu, Erkan Aydın, Mehmet Kılınçarslan, Metin Gülerkaya, Nihat Yeşiltaş, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle 'Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcı, Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama'nın ise üzerlerine atılı suça iştirak ettiklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerini istedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre talebinde bulunması üzerine mahkeme, talepleri kabul ederek duruşmayı 11 Kasım'a erteledi.