Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız Geniş haber

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL,(DHA) - Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz

- Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla, hem milli güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek, hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Bunun için, her fırsatta söylediğim gibi, iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz 'Terörsüz Türkiye' sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız dedi.

Milli Savunma Üniversitesinin (MSÜ) 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi'nin mezuniyet töreni MSÜ Yenilevent Kampüsü'nde bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törene ayrıca Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, mezun kurmay subaylar ve aileleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu bir konuşma ile İHA merkezleri, hava savunma laboratuvarları, simülatör projelerinin yer aldığı bir sunum gerçekleştirdi.

MEZUNLAR DİPLOMALARINI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN ELİNDEN ALDI

Mezunlar adına ve misafir askeri personel adına yapılan konuşmaların ardından dönem birincileri tarafından yaş kütüğüne plaket çakıldı. Eğitimini birincilikle bitiren kurmay subaylar diplomalarını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden aldı. İkincilikle bitiren kurmay subaylara ise diplomalarını Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler taktim etti. Üçüncülükle bitiren kurmay subaylar diplomalarını Azerbaycan Savunma Bakanı Org. Zahir Hasanov'un elinden alırken dördüncülere İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi diplomalarını teslim etti. Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ise 5'incilikle mezun olan kurmay subayların diplomalarını verdi.

Mezun öğrencilere de diplomalarının verilmesinin ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de bir konuşma gerçekleştirdi.

'TÜM SUBAYLARIMIZI AYRI AYRI TEBRİK EDİYORUM'

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subaylarımızın mezuniyet merasiminde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bugün, 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askeri personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz. Dereceye girenlerle birlikte 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8'inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Biraz önce diplomalarını alan subaylarımız, kurmay unvanıyla, farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize yüksek bir vazife şuuruyla inşallah hizmet edeceklerdir. Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle öyle inanıyorum ki en güçlü katkıları yapacaklardır. Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyor, Cenab-ı Allah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin diyorum diye konuştu.

'MİLLETİMİZİN HUZUR VE SELAMETİ İÇİN CAN VEREN ŞEHİTLERİMİZİN TAMAMINI RAHMETLE YAD EDİYORUM'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerlerimizi de aynı şekilde canıgönülden kutluyor, üstlenecekleri görevlerle ülkelerimiz arasındaki dostluk, dayanışma ve iş birliklerini daha da geliştireceklerine yürekten inanıyorum. Son olarak subaylarımızı hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmaylarımızı teçhiz eden komutan ve hocalarımıza da takdir ve tebriklerimi iletiyorum. Bu vesileyle devletimizin bekası, ülkemizin güvenliği, milletimizin huzur ve selameti için can veren şehitlerimizin tamamını rahmetle yad ediyorum. Merhum Nurettin Topçu'nun ifadesiyle, 'Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedi hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.' Türk milletine ebediyeti kazandıran milletimizin hürriyet abideleri, devletimizin ebed-müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz, destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden milli ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum ifadelerini kullandı.

'ÜNİVERSİTEMİZ, BÜNYESİNDEKİ 7 ENSTİTÜ, 3 HARP OKULU İLE GENÇ YÜREKLERİ ÜLKEMİZE KAZANDIRIYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Temmuz'da, yani 20 gün sonra, Milli Savunma Üniversitemizin 10'uncu kuruluş yıl dönümünü idrak edeceğiz. Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim, 10 yıl gibi kısa sürede Milli Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir. Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı, donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır. Savunma, güvenlik ve stratejik gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle; askeri harekat ortamı ve askeri kültürün gelişimine yönelik doktrinel çözümleriyle üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir. Milli Savunma Üniversitemiz, bünyesindeki 7 enstitü, 3 harp okulu, 4 astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan milli iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken, diğer yandan askeri bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor. Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında Milli Savunma Üniversitemizin sivil, asker eğitimci kadrosunu, bu ailenin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum. Hükümet olarak kurulduğu günden beri üniversitemizin yanında olduk. Subay ve astsubaylarımızın daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçları karşılama noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdık. Bundan sonra da Milli Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor, üniversitemizin 10'uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve aziz milletimiz için şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum dedi.

'BU YENİ ORTAM, PLANLAMAYLA BİRLİKTE SEVK VE İDAREYİ DE HER ZAMANKİNDEN DAHA KRİTİK HALE GETİRMİŞTİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevcut jeostratejik keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Yapay zeka ve yeni teknolojiler, eğitimden sağlık ve finansa, ulaştırmadan kamu hizmetlerine hayatın her alanını, hem de çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz. Klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler, kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin, hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz. Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor. Siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları, ticaret güzergahları hedef alınıyor. İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zeka merkezli yazılımların harekatın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıyayız. Keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortam, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hale getirmiştir diye konuştu.

'SAVUNMA SANAYİİNDE YÜZDE 82 YERLİLİK ORANINA ULAŞTIK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. Milli Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar. Gazi Mustafa Kemal, tuttuğu notlardan birinde, 'Komutanlık, çare aramaktan ibarettir, bunu da harp tarihi öğretir' diyor. Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız, eşsiz zaferlerle dolu olan tarihimizden aldıkları ilhamla, harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyor. Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde, yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaştık. Geliştirdiğimiz ürünleri doğrudan sahada test ediyor, geri bildirimler ışığında sürekli yeniliyor, güncelliyoruz. Mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz, sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmamız, başarılarına her gün yenilerini ekliyor. Bu ekleme ile birlikte güvenlik birimlerimizi yerli ve milli ekipmanlarımızla, son teknolojiye sahip teçhizatlarımızla donatıyoruz. Bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükseltiyoruz ifadelerini kullandı.

'SON 12 AYDA 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SAVUNMA VE HAVACILIK ÜRÜNÜ İHRAÇ EDEREK YENİ BİR REKORA İMZA ATTIK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30'a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik. Tabii şurası da mühimdir, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, bu sistem ve teknolojileri etkin kullanabilen, farklı platformlardan gelen verileri uygulamaya döken subaylarımız ve askerlerimiz de savunma sanayiinde yakaladığımız bu ivmeyi sahada milli kazanımlara dönüştürmektedir. Kurmay aklın üretim merkezi olan Milli Savunma Üniversitemiz ise yetiştirdiği vatan evlatlarıyla bu kazanımları sürdürülebilir kılmaktadır. Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askeri birikime sahibiz. Kara Kuvvetlerimiz, iki hafta önce 2 bin 235'inci yaşını kutladı. Dünyanın en eski askeri müzesi olan Harbiye Askeri Müzesi'ni 1453'te kurmuş bir milletiz. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım. Bakın biz, yalnızca bugünkü orduların temelini teşkil eden onlu sistemi kuran değil, aynı zamanda hilal taktiğine asıl derinliğini veren 'yontma keser' taktiğini ve 'örtme' harekatını da dünya savaş literatürüne kazandıran bir milletiz. Evcilleştirdiğimiz atları cenk meydanlarında fırtına gibi kullanarak piyade ağırlıklı savaşın konseptini biliyorsunuz, biz değiştirdik. Süvariye 360 derecelik manevra imkanı sunan üzengiyi ordu millet olarak biz icat ettik dedi.

'MEHTERİ, SAVAŞ ALANINDA BİRLİKLERİ YÖNLENDİREN BİR ORKESTRA OLARAK YİNE BİZ KULLANDIK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken Sultan Fatih'in döktürdüğü şahi toplarıyla, karadan yürüttüğümüz gemilerle, askeri dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık. Mehteri, savaş alanında birlikleri yönlendiren bir orkestra olarak yine biz kullandık. Daha burada sayamayacağımız birçok yeniliği harp sahasına ve sanatına biz kazandırdık. Tüm bunları yaparken toprakla birlikte gönülleri de fethettik. Gücümüzü iyilik ve adaletle, zekamızı erdem ve merhametle taçlandırdık. Bugün de aynı çizgide ilerliyor, ecdadın mirasına en güzel şekilde sahip çıkıyoruz. Gönül coğrafyamızda kanayan yaraları biz sarıyor, diyalog kanallarının açık tutulmasında öncü roller üstleniyoruz. Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Ortadoğu'dan Afrika'ya, barışın ve huzurun kalıcı hale gelebilmesi için her türlü kapıyı zorluyoruz. Aynı şekilde, mensubu olduğumuz uluslararası ittifaklarda çok güçlü varlık gösteriyoruz diye konuştu.

'HER FIRSATTA SÖYLEDİĞİM GİBİ, İÇ KALEMİZİ SAĞLAM TUTACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biliyorsunuz, iki gün önce NATO Liderler Zirvesi'ne Ankara'da başarıyla ev sahipliği yaptık. Değişen güvenlik koşulları ekseninde ittifakın geleceğini Türkiye'de ele aldık. NATO'nun güneydoğu kanadının emanet edildiği bir ülke olarak, mevcut gündeme dair değerlendirmelerimizi müttefiklerimizle paylaştık. Ankara Zirvesi'nin bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni ediyorum. Son olarak burada şu hususun da altını çizmek istiyorum. Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik, bu şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla, hem milli güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek, hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Bunun için, her fırsatta söylediğim gibi, iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum ifadelerini kullandı.