Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti'ni her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk

Aybala MELEK/ ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen '30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programı'na katıldı. Beştepe Millet Camii İmam-Hatibi Tayyip Hoş'un gerçekleştirdiği Kur'an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan program Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'un gerçekleştirdiği dua ile devam etti. Programda, TCG Burgazada, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Azerbaycan Görev Grup Komutanlığı, Suriye'nin Kuzeyi, Libya Görev Grup Komutanlığı ve Türkiye'nin farklı askeri birliklerinde görev yapan askerlerin selamlama mesajları izlendi. Ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlilere seslendi.

'KKTC İLE GEREKLİ ADIMLARIN ATILMASINI SAĞLAYACAĞIZ'

Erdoğan, Girne'den Mersin Taşucu'na seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisine ilişkin, Girne açıklarında yaşanan Feribot kazasında vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor, sağ olarak kurtulan kardeşlerimize ise geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olan varsa sorumlulardan hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet makamlarıyla iş birliği içinde gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Rabbim milletimizi ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi her türlü kazadan beladan muhafaza eylesin diyorum dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını; Polatlı'dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan Meclisimizin vatanperver üyelerini; Milli Mücadele'de toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle, minnetle yad ediyorum diye konuştu.

'BİZ BAŞKALARINA BEL BAĞLAYARAK DEĞİL, HİLAL UĞRUNA CAN VEREREK AYAKTA KALDIK'

Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz'un, Milli Mücadele'nin son ve belirleyici aşaması olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruz, Gazi Mustafa Kemal'in komutasında yürütülen ve 4 gün süren göğüs göğse çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. 30 Ağustos günü milletimiz, kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bırakmış, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır. Milletimiz, türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen kazandığı bu zaferle, 1071 Malazgirt Zaferi'nden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. Sadece Dumlupınar'daki Şehit Asker Abidesi değil; asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller, milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir. 1071'de Malazgirt'te başlayıp 1922'de Dumlupınar'da devam eden zaferler silsilemize baktığımızda şunu görüyoruz; biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk. İstiklalimizi öyle büyük güçlerin, emperyalist güçlerin yardımıyla değil; yüzyıllardır kınalı kuzularını 'ya şehit ol ya gazi' diyerek dualarla cepheye uğurlayan analarımızın fedakarlığıyla kazandık. Biz başkalarına bel bağlayarak değil, kendi bileğimizin gücüne inanarak, birbirimize dayanarak, gerektiğinde aynı siperlerde, aynı hilal uğruna can vererek bu topraklarda var olduk; bin yıldır böyle ayakta kaldık dedi.

'BİZİ TANIMAK İSTEYENLER MALAZGİRT'E, ÇANAKKALE'YE BAKSIN'

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

Bizi tanımak isteyenler Malazgirt'e, Çanakkale'ye baksın. Bu milletin fıtratını anlamak isteyenler Büyük Zafer'e baksın. Bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu öğrenmek isteyenler Milli Mücadele'ye baksın. Bu milletin seciyesini görmek isteyenler Nene Hatunlara, Kara Fatmalara, Şerife Bacılara, Şahin Beylere, Sütçü İmamlara baksın. 15 Temmuz gecesi ölüm kusan silahlara meydan okuyan serdengeçtilere baksın. 15 Temmuz'dan 40 gün sonra yaptığımız Fırat Kalkanı Harekatı'na baksın. Türkiye'yi tahrik etmeye çalışanlar, ham hayallere kapılmadan önce açıp kendi geçmişlerini de görecekleri bir tarih kitabı okusun. Şunu herkes iyi bilsin, iyi anlasın ki ecdadımızın heybeti maruf-u cihandır. Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır. Burada şu gerçeği de özellikle hatırlatmak istiyorum: Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir ama kalpleri, insanları ayıramaz. Bilhassa asırlardır aynı kıbleye yönelen, aynı mukaddes kitaba inanan, aynı peygambere gönül düşüren kardeşler arasına asla hudut çizilemez. Türkiye olarak komşularımızdan başlayarak gönül ve kültür coğrafyamızla iş birliklerimizi her alanda güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

'İHTİYACIMIZ OLAN BÜYÜK TÜRKİYE MUTABAKATIDIR'

İki yıl önce yine bu kürsüden millete 'iç cepheyi tahkim etme' çağrısı yaptığını hatırlatan Erdoğan, Hamdolsun bu çağrımız hem siyasette hem de milletimiz nezdinde makes buldu. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'nin de çok kıymetli katkılarıyla ülkemizde yeni bir dönemin kapıları aralandı. Ülkemizin yaklaşık yarım asrına mal olan terör meselesini kalıcı biçimde çözme yolunda kayda değer mesafe aldık. Terörsüz Bölge hedefimizle de daha geniş bir vizyon ortaya koyduk. Şimdi bu vizyonun adım adım hayata geçmekte olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Suriye'de olduğu gibi terör defterleri kapandıkça umutlar büyüyecek, coğrafyamızda farklı bir rüzgar esmeye başlayacak. Nasıl 10-15 sene önce söylediklerimiz Cenab-ı Allah'ın yardımıyla bugün tek tek gerçeğe dönüşüyorsa, bugün söylediklerimizin de çok uzak olmayan bir vakitte gerçekleştiğine inşallah hep beraber şahitlik edeceğiz. Gerek millet gerekse bölgedeki kardeş halklar olarak büyük sıkıntıların ardından tarihe yeni bir altın sayfa yazma fırsatı yakalamış durumdayız. Allah'ın izniyle bu fırsatın kaçmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için en büyük ihtiyacımız birliktir, beraberliktir. Siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir. İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır. Ben milletimizin, tarihin bizi çağırdığı ufuklara doğru gür bir ırmak misali önüne çıkan bentleri yıkarak akacağına yürekten inanıyorum ifadelerini kullandı.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kabine üyeleri ile partililer ve davetliler katıldı.