'Darande'ye Adanmış Bir Ömür' adlı kitabın tanıtımı gerçekleştirdi
Berkay GÜNEŞ- Uğurcan TANMAN / İSTANBUL, (DHA) - MALATYA'nın Darende ilçesinin önemli fikir ve gönül insanlarından alim, mutasavvıf ve divan şairi Seyyid Osman Hulusi Efendi'nin hayatını ve hizmetlerini konu alan 'Darende'ye Adanmış Bir Ömür' adlı kitabın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi
- MALATYA'nın Darende ilçesinin önemli fikir ve gönül insanlarından alim, mutasavvıf ve divan şairi Seyyid Osman Hulusi Efendi'nin hayatını ve hizmetlerini konu alan 'Darende'ye Adanmış Bir Ömür' adlı kitabın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.
Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi'nde 'Darende'ye Adanmış Bir Ömür' adlı kitabın tanıtımı gerçekleştirildi. Kitap, Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı'nın desteğiyle yazarlar Prof. Dr. Süleyman Doğan ve Prof. Dr. Cihan Okuyucu tarafından kaleme alındı. Programda, Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi'nin hayatı, düşünce dünyası, ilmi ve edebi yönü ile Darende'ye bıraktığı miras anlatıldı.
'İKİ CİLTTEN OLUŞAN, BÜYÜK BOY VE 700 SAYFALIK BİR ESER ORTAYA ÇIKTI'
Kitabın yazarlarından Süleyman Doğan, Bu kitap, 'Darende'ye Adanmış Bir Ömür: Seyyid Osman Hulusi Efendi' adıyla biyografik ve monografik bir eser olarak hazırlandı. 10 bölümden oluşan eserde Osman Hulusi Efendi'nin hayatı ve yaptığı çalışmalar ele alınıyor. Osman Hulusi Efendi, 20'nci yüzyılda yaşamış bir şeyh, postnişin, alim, imam ve aynı zamanda şairdir. 1914 yılında doğmuş, 1990 yılında vefat etmiştir. Darende'de sayısız eserin hayata geçirilmesine öncülük etmiştir. Biz de yaptığı bu eserlerle ilgili bütün materyalleri değerlendirerek bir kitap hazırladık. İki ciltten oluşan, büyük boy ve 700 sayfalık bir eser ortaya çıktı. Kitabın bölümlerinde özellikle eğitime yaptığı katkılara yer verdik. Kız çocukları da dahil olmak üzere köylere kadar giderek çocukları okumaya teşvik etmiş ve bu konuda öncülük yapmıştır. Hatta 1983 yılında eğitime yaptığı katkılardan dolayı Kenan Evren tarafından plaketle ödüllendirilmiştir. Hastaneler, yollar, hamamlar, aşhaneler yapmış, tarihi yerlerin imarına katkıda bulunmuştur. Sanat eserleri ortaya koymuştur. Örneğin Darende'deki külliye tam anlamıyla bir sanat eseridir. Mimari açıdan hem cami hem de diğer müştemilatlar büyük bir özenle yapılmıştır. Suların, güllerin ve sümbüllerin bulunduğu Darende, kanyon içerisinde herkesin görmesi gereken bir yerdir. Bu kitap, bir kişinin biyografisini anlatmanın yanı sıra o dönemdeki toplumsal yapıyı da ortaya koyuyor. Dönemin ekonomik, sosyal ve içtimai durumunu Hulûsi Efendi üzerinden görebiliyoruz. Kendisi insanlara nasihat ederek, sohbetler düzenleyerek, yemek ikram ederek, sohbetlerde semaverde çay içerek insanlarla bir araya gelmiştir. 200'den fazla şiiri bestelenmiştir. Ahmet Özhan ve Necip Hablemitoğlu başta olmak üzere birçok isim tarafından eserleri seslendirilmiştir. Bu kitabı Cihan Okuyucu ile birlikte üç yıllık çalışmanın ardından hazırladık. Bu alanda yazılmış ilk ve tek eser olduğunu düşünüyoruz. Diğer postnişinlere ve kanaat önderlerine de bu kitabın örnek olmasını diliyoruz. Hayırlı olmasını temenni ediyorum dedi.
'SEYYİD OSMAN HULUSİ EFENDİ HAZRETLERİ İLE İLGİLİ SÖYLENECEKLERİ BİRKAÇ DAKİKAYA SIĞDIRMAK ÇOK ZOR'
Kitabın diğer yazarı Cihan Okuyucu, Bugün çok feyizli bir hatıra toplantısının ardından bu söyleşiyi gerçekleştiriyoruz. Seyyid Osman Hulusi Efendi Hazretleri ile ilgili söylenecekleri birkaç dakikaya sığdırmak çok zor. Ancak ben Darende'yi ilk gördüğümde Yunus Emre'nin şu mısralarını hatırladım 'Her kime kim dervişlik bağışlana, Kalp gider, saf ola gümüşlene.' Yani her kime dervişlik bağışlanırsa kalbi arınır ve saf gümüş haline dönüşür. Gölgesinde çok hayırlar işlenir. Önce Somuncu Baba'nın, daha sonra da onun 12'nci batından torunu olan Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin manevi gölgesinde ve himmetinde yapılan işler, gerçekten de dönemin bakış açısıyla kolayca idrak edilemeyecek çalışmalardır. Yine Hacı Bayram Veli'ye ait birkaç mısra var 'Nagehan bir şara vardım, Ol şarı yapılır gördüm. Ben bile dahi yapıldım, Taşu toprak arasında.' Anadolu'yu fetheden ecdadımız yeni şehirler kurarken, eski Anadolu Türkçesinde şehir anlamına gelen 'şar' kavramı da bu noktada önem taşıyor. Şehirler kurulurken, taş ve toprak arasında yontulan taşlarla birlikte yeni bir insan tipinin de yontulduğunu, insanın kıvamını bulduğunu ifade ediyor. Darende'de de hem bir şehir kuruldu ve kurulmaya devam ediyor. Hem de kurulan bu şehrin insanları, orada gerçekleştirilen ruh inşasıyla yeniden inşa ediliyor. Ben de bu kısa sürede bu kadarını söyleyeyim. Himmeti daim olsun, üzerimizde olsun diyerek sözlerimi bitiriyorum dedi.