☰
✕

Dervişoğlu: Kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunla karşı karşıyayız

ANKARA, (DHA)- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Cumhuriyet tarihimizin, kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunuyla karşı karşıyayız

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhuriyet tarihimizin, kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunuyla karşı karşıyayız. Sanmayın ki çürüyen sadece birkaç şirket, kişi ya da kurumdur. Karşımızda bir sistemin, bir anlayışın, siyaset ve görev ahlakının sorgulanmasını gerektiren bir tablo vardır dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, parti genel merkezinde Siyaset Akademisi'nin 3'üncü döneminin açılış programına katıldı. Dervişoğlu, Türk Dil Bayramı'nın 94'üncü yılını kutladı. Dervişoğlu, İYİ Parti Siyaset Akademisi bugün yeni bir döneme başlıyor. Ben siyaseti, toplum vicdanının sesi olarak görüyorum. O yüzden, aklı, vicdanı, doğruları ve ilkeleri olan her bir vatandaşımızın siyasette yer alması gerektiğine inanıyorum. Siyaset, gücü elinde tutanın işgal edeceği bir alan olmamalıdır. Siyaset; hakkı bilenlerin, hakka tapanların hakim olması gereken bir alandır. Haklının güçlü olamadığı yerde, güçlünün hukuku geçerli oluyor. Bugün bunun en somut örneğini yaşıyoruz. O yüzden siyaset kurumunu da vatandaşlarımızın siyasete güvenini de çok önemsiyorum. Biz, kirletilen siyasete karşı temiz siyasetin peşindeyiz. O yüzden dilimize de tercihlerimize de dikkat ediyoruz diye konuştu.

'TUZ KOKMUŞTUR'

Devlet ve siyaset hayatında bazı yanlışların üzerinin örtülebildiğini söyleyen Dervişoğlu, Rakamlarla oynayabilir, kelimeleri değiştirebilir, sorumluluğu başkasının üzerine atabilir ya da meseleleri hiç mesele etmeyebilirsiniz. Maalesef bugün Türk siyasetinin karşı karşıya kaldığı sorun da budur. Türkiye'yi yönetenler, bunca sorun birikmişken, vatandaşlarımız ağır şartlar altında ezilirken, piyasaları dolandırıcılar işgal etmişken; hiçbir şey olmamış gibi davranmış ve ülkeyi finansal bir Çernobil'le yüz yüze getirmişlerdir. Bugün Türkiye'de yaşanan fon skandalına biraz da böyle bakmak gerekir. Bu rezalet maalesef, yasa içi bahis ve kumar rezaletidir. Cumhuriyet tarihimizin, kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunuyla karşı karşıyayız. Sanmayın ki çürüyen, sadece birkaç şirket, kişi ya da kurumdur. Karşımızda bir sistemin, bir anlayışın, siyaset ve görev ahlakının sorgulanmasını gerektiren bir tablo vardır. Bu infilakla birlikte, uzun zamandır işaret ettiğimiz eksiklikler de bütün çıplaklığıyla ortaya dökülmüştür. Türkiye'de siyasete hakim gücün, ne kurumsal anlayışı, ne kuralları ne ahlakı ne de millete karşı sorumluluk duygusu kalmamıştır. Cumhuriyetin vatandaşıyla sözleşmesinden kopmuş bir idare ile karşı karşıyayız. Yaptıkları her yanlışın, her kötülüğün sonuçlarıyla yüzleştiğinde, hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranan bir iktidarla karşı karşıyayız. Hep söylediğim gibi devlet olmak, balığı baştan kokutmamaktır. Devlet insanı olmak, kokmayan tuz olmaktır. Maalesef bugün balık baştan koktuğu gibi tuz da kokmuştur dedi.

'EN ÇOK KONUŞANLAR, SAVAŞLARIN SORUMLULARI'

New York'ta gerçekleşen BM Genel Kurulu'na ilişkin de konuşan Dervişoğlu, Savaşları, iklimi, yoksulluğu, göçü ve yapay zekayı konuşuyorlar. Bu yıl Genel Kurul'un ana başlıklarından biri de güveni yeniden tesis etmekti. Peki neden? Çünkü artık yalnızca Birleşmiş Milletlere değil, o kurumları var eden kavramlara da duyulan güven de aşınmıştır. Güçlü devletlerin, bağımsız ülkelerdeki pervasız operasyonlarını ve cinayetlerini sadece izleyen bir kuruluşa, bir kuruma kim nasıl güvenebilir ki? Toplanıp barışı konuşuyorlar ama en çok konuşanlar, dünyanın birçok köşesinde yaşanan savaşların sorumluları. Uluslararası hukuk diyorlar ama sesi en çok çıkanlar hukuku tanımayanlar ifadelerini kullandı.