Devlet Memurları Konfederasyonu'ndan Taksim'de basın açıklaması

Canan İLARSLAN- Emir Efe BENLİOĞLU İSTANBUL, (DHA)- DEVLET Memurları Konfederasyonu (DMK) üyeleri Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktıktan sonra basın açıklaması yaptı

DEVLET Memurları Konfederasyonu (DMK) üyeleri Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktıktan sonra basın açıklaması yaptı.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü nedeniyle Taksim'e gelen Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya ve beraberindeki üyeler Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı. Çelenk töreninin ardından DMK adına basın açıklamasını Genel Başkan Osman Kaya gerçekleştirdi.

'OKULLAR YARINLARA DAİR HAYALLERİN YEŞERDİĞİ EN KUTSAL MEKANDIR'

DMK Genel Başkanı Osman Kaya, Bugün burada tarihin yükünü omuzlarında taşıyan Taksim Meydanı'nda emeğin, alın terinin, adalet arayışının ve dayanışmanın sesi olmak için bir araya geldik. Bizler bugün sadece bir gün kutlamıyoruz, bizler bugün bir duruşu ilan ediyor, bir iradeyi ortaya koyuyoruz. Ülkemizde yakın zamanda hepimizi derinden yaralayan, yüreğimizi dağlayan, acımızı kat ve kat artıran menfur saldırılar yaşanıyor. İlki Şanlıurfa'da, ikincisi Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve eğitim yuvalarımızı hedef alan okul saldırıları 85 milyonun tamamını yasa boğmuş, milletçe içimizi sızlatmıştır. Bu menfur saldırılar en kıymetli varlıklarımız olan evlatlarımızı ve onları geleceğe hazırlayan fedakar öğretmenlerimizi hedef almıştır. Oysa okullar güvenin, bilginin, umudun ve yarınlara dair hayallerin yeşerdiği en kutsal mekanlardır. Bu kutsal mekanlara yönelen her türlü şiddet sadece bireylere değil, doğrudan milletimizin ortak vicdanına ve geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Yaşanan bu acı hadiseler bizlere bir kez daha hatırlatmıştır ki eğitim sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda güvenli, huzurlu ve sağlıklı ortamlarda yetişmektir. Evlatlarımızın can güvenliği, öğretmenlerimizin huzur içinde görev yapabilmesi her türlü politikanın ve önceliğin üstünde tutulmalıdır. Bu noktada hepimize büyük sorumluluk düşmektedir dedi.

'1 MAYIS YALNIZCA TAKVİMDE İŞARETLENMİŞ BİR GÜN DEĞİLDİR'

Osman Kaya, Devlet kurumlarından sivil topluma, eğitim camiasından ailelere kadar herkesin şiddeti önleyici, koruyucu ve bilinçlendirici adımları daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde atması gerekmektedir. Çünkü ihmal edilen her nefes, telafisi mümkün olmayan bir yaraya dönüşebilmektedir. Bizler bu sorumluluk bilinciyle ülkemizin geleceği, çocuklarımızın güvenliği ve milletimizin huzuru için daha çok çalışmak, daha fazla emek vermek ve üzerimize düşen vicdani görevleri eksiksiz yerine getirmek zorundayız. Böylesi acıların bir daha yaşanmaması için sadece üzülmekle yetinmeyip harekete geçmek mecburiyetindeyiz. Unutmamalıyız ki güçlü bir gelecek ancak güvenli eğitim ortamlarıyla mümkündür ve bizler bu geleceği inşa etmekten asla geri durmayacağız. Bugün 1 Mayıs. Bugün yalnızca takvimde işaretlenmiş bir gün değildir. Bugün emeğin, alın terinin, hak ve adaletin ve onurlu yaşam mücadelesinin günüdür. 1 Mayıs işçinin, memurun, emeklinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, taşeronun, sözleşmelinin, yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan kamu emekçisinin, gece nöbet tutan, fazla mesaiye kalan ama emeğinin karşılığını alamayanların da günüdür. 1 Mayıs sofrasındaki ekmeği küçülenlerin, ay sonunu getiremeyenlerin, çocuğuna harçlık verirken düşünenlerin, kirasını öderken nefesi kesilenlerin, emekli maaşıyla yaşama değil hayatta kalmaya çalışanların da sesidir ifadelerini kullandı.

'TAKSİM MEYDANI'NDA TALEPLERİMİZİ BÜYÜK BİR İNANÇLA TEKRARLIYORUZ'

Osman Kaya, Bu anlamda Taksim Meydanı'nda taleplerimizi en yüksek tonda ısrarla, sabırla ve büyük bir inançla tekrarlıyoruz. Demokrasimizin gereği olan seçim süreçlerinde meydanlarda dile getirilen ve sözü verilen 3 bin 600 ek gösterge meselesi artık bir beklenti olmaktan çıkmış, bir hak teslimi meselesine dönüşmüştür. İvedilikle ortadan kaldırılması gereken bu sorun sadece maaşlarımızı etkileyen bir durum değil, emekliliğimizi, geleceğimizi aile hayatımızı doğrudan etkileyen bir durumdur. Talebimiz açık ve nettir. 3 bin 600 ek gösterge sözü tutularak tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Unvan ve görev sorumluluk esas alınarak adil ve hakkaniyetli bir düzenleme yapılmalıdır diye konuştu.