Dilek ebenin, kırsaldan başkente uzanan hikayesi
Kübra SONKAYA-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- BARTIN'nın Eskiemirler köyünde sağlık evinde 9 yıl önce göreve başlayan ebe Dilek Uzunkulakoğlu (30), kadınlara Kuran kursunda, erkeklere kahvehanede genel sağlık eğitimleri verdi, çocuklara istismar farkındalığını anlattı, HPV virüsü taramaları için kadınları ikna etti
BARTIN'nın Eskiemirler köyünde sağlık evinde 9 yıl önce göreve başlayan ebe Dilek Uzunkulakoğlu (30), kadınlara Kuran kursunda, erkeklere kahvehanede genel sağlık eğitimleri verdi, çocuklara istismar farkındalığını anlattı, HPV virüsü taramaları için kadınları ikna etti. Uzunkulakoğlu şimdi Ankara'da görev yapıyor.
Bartın Eskiemirler'de 6 yıl görev yapan ebe Dilek Uzunkulakoğlu, Kuran kurslarında kadınlara, kahvehanede erkeklere genel sağlık eğitimleri verdi. Kadın ve çocuklara istismar farkındalığına yönelik eğitimler veren Uzunkulakoğlu, ev ziyaretlerinde bulunarak kadınları kanser taraması konusunda bilgilendirdi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde gönüllü olarak çalışan Uzunkulakoğlu, 3 yıl önce Ankara'daki Bilkent Şehir Hastanesi'ne tayin oldu. Uzunkulakoğlu, şehirden kırsala yaşadığı deneyimleri 21-28 Nisan Ebeler Haftası'nda anlattı.
'İKNA ETTİĞİM BİR KADIN ERKEN EVRE KANSER ÇIKTI'
Dilek Uzunkulakoğlu, köyde ebelik yapmanın farklı görev ve sorumluluk yüklediğini söyleyerek, İlk görev yerim tabelası bile olmayan bir yerdi. Çünkü uzun zamandır ebe gitmeyen bir köyden bahsediyorum. Birçok şey çok zorluydu. Çünkü bazen yollar kapanıyordu, arabamla inemiyordum mesela. Bazen elektriğin, suyun 4-5 gün gelmediği zamanlar oluyordu. Ve merkeze uzak bir köy olduğu için bazen ambulans bile çıkamıyorduk. O yüzden benim için zorlu bir süreç olacakmış hissiyatı vardı. Hem yöneten hem planlayan olduğum için eğitimler düzenliyordum. Mesela kadınları Kuran kursunda toplayıp eğitimler veriyordum, kahvehaneye gidip erkeklere orada eğitimler veriyordum. Çocuklara özellikle istismar farkındalığıyla ilgili eğitimler veriyordum. HPV taramaları için kadınları teker teker arayıp ikna etmeye çalışıyordum. Benim için en unutulmaz an ikna ettiğim kadınlardan birine ilk evre kanser tanısı konmuş olması ve sonradan bir araya gelip bana teşekkür etmesiydi diye konuştu.
'ARKADAŞIMIN MEZARINI BULUP DUA ETTİM'
Sonrasında gönüllü olarak Hatay'a gittiğini belirten Uzunkulakoğlu, Orada gezici ekipteydim. Aşılara çıkıyorduk ya da köyleri geziyorduk. Beni orada en çok etkileyen şey birçok şehirden, farklı alanlardan bir araya gelmiş olmamızdı. Ama öyle bir ekip kurduk ki o ekipte sanki yıllardır birlikte çalışıyormuşuz havası olması beni çok etkiledi. Ve oradaki insanların umudu beni çok etkiledi. Çünkü her yer çok kötü; ama herkes bir şeylerin güzel olacağına inanıyor; bu inanılmaz etkiledi beni. Bir de beni en çok etkileyen şeylerden biri, çok yakın bir arkadaşımı kaybettim depremde. Ve onu hiç tanımayan insanlarla onun mezarını bulup onun için dua ettim. O yüzden bu benim için ekstra kıymetli geliyor dedi.
'EBELER OLARAK İYİ Kİ VARIZ DİYORUM'
Ebeler Haftası'nın içinde Çocuk Bayramı'nı da barındırmasına dikkat çeken Uzunkulaoğlu, Ebelik, görünenden hep daha fazlası; bir hayatla başlıyor aslında. Bir toplumu güçlendiriyor. İşini seven, özveriyle yapan, bir annenin, bir çocuğun hayatına dokunan, bir nesle bir şeyler öğreten, kadınların en unutulmaz, en özel anını gülerek hatırlayacakları bir ana dönüştüren bütün meslektaşlarımın Ebeler Haftası'nı kutluyorum. Çünkü ben biliyorum ki dünyaya sadece bir bebek gelmiyor; aslında bakarsanız bir kadından da bir anne doğuyor. O yüzden ebeler olarak 'İyi ki varız' diyorum ifadelerini kullandı.