Kırım Tatar sürgünü, Ukrayna Büyükelçiliği'nde anıldı
Mikail KARAMAN-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da Ukrayna Büyükelçiliği'nde, Kırım Tatar Türkleri sürgününün 82'nci yıl dönümü dolayısıyla anma töreni gerçekleştirildi
ANKARA'da Ukrayna Büyükelçiliği'nde, Kırım Tatar Türkleri sürgününün 82'nci yıl dönümü dolayısıyla anma töreni gerçekleştirildi.
Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği'nde, '18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımının Kurbanlarını Anma Günü' nedeniyle etkinlik düzenlendi. Ukrayna Büyükelçisi Naryman Dzhelialov, Sovyet askerlerinin Kırım Tatar halkına karşı geçmişte bir soykırım gerçekleştirdiğini ve bu soykırımın 20'nci yüzyılın en karanlık suçlarından biri olduğunu ifade ederek, 18 Mayıs 1944 sabahının ilk saatlerinde, Sovyet askerleri Kırım'ın dört bir yanındaki Kırım Tatarlarının evlerine aynı anda girdiler. Aileler zorla uykularından uyandırıldı. Yanlarına en gerekli eşyalarını almaları için onlara sadece birkaç dakika verildi. Anneler çocuklarını kucaklarında tutuyordu. Yaşlı insanlar hangi suçla suçlandıklarını bile anlamıyordu. O sırada birçok baba, oğul ve kardeş, ailelerinin anavatanlarından koparıldığından habersiz bir şekilde cephede Nazizme karşı savaşıyordu. 18 Mayıs'tan 20 Mayıs'a kadar, Kırım Tatarlarını taşıyan 67 trenin tamamı Orta Asya'ya ve Rusya'nın Ural bölgesine doğru Kırım'dan ayrıldı. Sadece 3 gün içinde yaklaşık 200 bin insan sürgün edildi. Bunların büyük çoğunluğu kadınlar, çocuklar ve yaşlılardı dedi.
'KIRIM TATARLARININ KİMLİĞİ SİLİNMEYE ÇALIŞILDI'
20 binden fazla Kırım Tatarının 2'nci Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu saflarında görev yaptığını belirten Büyükelçi Dzhelialov, Onlardan 5'i Sovyetler Birliği kahramanı ünvanına layık görüldü ve yine de onlar ülkelerini savunurken, aileleri yük vagonlarına dolduruluyordu. Yolculuk sırasında ve sürgünün ilk yıllarında, Kırım Tatar halkının neredeyse yarısı açlık, hastalık ve insanlık dışı yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybetti. Ancak Sovyet rejimi yalnızca bir halkı sürgün etmeyi amaçlamıyordu, onları tarihten silmek istiyordu. Köylerin isimleri değiştirildi, mezarlıklar yok edildi, okullar kapatıldı, evler yağmalandı, mallara el konuldu. Kırım Tatarlarının kimliği sistematik olarak haritalardan, arşivlerden ve kamusal hayattan silinmeye çalışıldı. Bütün bir halkın yalnızca fiziksel olarak değil, tarihsel olarak da yok olması planlanmıştı ifadelerini kullandı.
'KIRIM, UKRAYNA'DIR'
Rusya'nın Kırım ilhakı sonrası benzer senaryolar ile karşılaşıldığını ifade eden Dzhelialov, Kırım Tatarları, bir kez daha yasa dışı ev baskınları, tutuklamalar, işkenceler, siyasi amaçlı davalar, zorla kaybetmeler ve sistematik baskılarla karşı karşıya kaldılar. Kırım Tatar halkının meşru temsil organı olan meclis, uluslararası hukuk tarafından korunan meşru bir kurum olmasına rağmen, Rus işgal makamları tarafından 'aşırıcı örgüt' ilan edilerek yasaklandı. 2014 yılından bu yana, çeşitli tahminlere göre, 500 bin ile 800 bin arasında Rus vatandaşı işgal altındaki Kırım'a taşınmıştır. Bu, Kırım'ın kimliğini değiştirme girişimidir. Kremlin'in hiçbir zaman anlayamadığı bir gerçek vardır, bir halk sürgün edilebilir, zulme uğrayabilir ve hapsedilebilir ama hafızasını koruyan bir halk asla yenilemez. Ukrayna'nın tutumu nettir ve değişmemiştir. Kırım Ukrayna'dır, Kırım Tatarları Kırım'ın yerli halkıdır dedi.
Etkinlikte ayrıca Kırım Tatarlarıyla ilgili belgesel gösterimi gerçekleştirildi.