RTÜK Başkanı Daniş: Reyting hiçbir zaman mağdurların yaralarının önüne geçemez

ANKARA, (DHA)- RADYO ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Yayıncılık, bir kamu hizmetidir

RADYO ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Yayıncılık, bir kamu hizmetidir. Reyting, ticari bir gösterge olabilir ancak hiçbir zaman vatandaşın kişiliğinin, çocuğunun gözyaşının ya da bir mağdurun yaralarının önüne geçemez. Yayıncı, ekrandaki insana yalnızca bir içerik kaynağı olarak değil, haysiyetiyle, hikayesiyle ve geleceğiyle bütün bir insan olarak bakmak zorundadır. Bu hem mesleğimizin gereği hem de ortak vicdanımızın emridir dedi.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve RTÜK tarafından hazırlanan 'Canlı Yayınlanan Reality Show Niteliğindeki Programlarda Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Rehber'e ilişkin KVKK'de tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantıya RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile KVKK Başkanı Faruk Bilir katıldı. RTÜK Başkanı Daniş, canlı yayımlanan reality show niteliğindeki gündüz kuşağı programlarında kişisel verilerin korunmasının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda etik ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.

'ANAYASAL HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALMAKTADIR'

RTÜK'ün yayın hizmetlerinin denetiminden; Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun ise kişisel verilerin işlenmesinin denetiminden sorumlu olduğunu belirten Daniş, Reality show niteliğindeki gündüz kuşağı programları ise tam da bu iki düzenleyici alanın kesişiminde yer almaktadır. Bu rehberin temel hedefi yasaklamak değil, yol göstermektir. Veri sorumlusu sıfatını taşıyan yayıncı ve yapımcılarımıza aydınlatma yükümlülüklerini, açık rıza süreçlerini, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesindeki sıkı koşulları, veri güvenliği önlemlerini, yurt içi ve yurt dışı aktarımlarını ve unutulma hakkını nasıl uygulayacaklarını somut örneklerle göstermektir. Bu yönüyle rehber, sektörün cezai yaptırımlarla karşılaşmasını engelleyici bir hukuki harita sunmakta, aynı zamanda vatandaşımızın Anayasal haklarını güvence altına almaktadır dedi.

Daniş, reality show niteliğindeki canlı programların toplumsal sorunların görünür kılınmasına, mağdurların seslerinin duyulmasına, kayıpların bulunmasına ve dayanışmanın yeşermesine de katkı sunabileceğini belirterek, Mesele bu programları topyekun mahkum etmek değildir. Mesele yayıncılığın özgürlüğü ile bireyin onur ve mahremiyeti arasındaki dengeyi, ekonomik kazanca feda etmemektir. Yayıncılık, bir kamu hizmetidir. Reyting, ticari bir gösterge olabilir ancak hiçbir zaman vatandaşın kişiliğinin, çocuğunun gözyaşının ya da bir mağdurun yaralarının önüne geçemez. Yayıncı, ekrandaki insana yalnızca bir içerik kaynağı olarak değil; haysiyetiyle, hikayesiyle ve geleceğiyle bütün bir insan olarak bakmak zorundadır. Bu hem mesleğimizin gereği hem de ortak vicdanımızın emridir dedi.

'YOL GÖSTERMESİ İÇİN REHBERLER HAZIRLIYORUZ'

KVKK Başkanı Bilir, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 2016'da yürürlüğe girdiğini ifade ederek, Aslında bu kanunun 2 temel amacı vardır. Birincisi biz buna 'mahremiyet' diyoruz. Kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak, özellikle veri işlenmesi sırasında. İkincisi ise veri işleyenlerin uyacakları usul ve esasları göstermek, yükümlülüklerini belirtmek. Biz buna da regüle etmek, disiplin etme diyoruz diye konuştu.

Kanunun veri işlemeyi yasaklamadığını, bu verilerin belli ilkeler ve şartlar çerçevesinde işlenmesini öngördüğünü anlatan Bilir, Aslında veriden ziyade kişinin korunması amaçlıdır. Kanun gerekçesinde bunu açıkça belirtmektedir. Biz kurum ve kurul olarak yol göstermesi için bilgilendirici ve sektörel rehberler hazırlıyoruz dedi.