Sanal medya, gençlerin kimliklerini yeniden inşa ettikleri bir platform niteliği taşıyor

Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)- SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Görevlisi Melike Sinem Yılmaz, "Ailelerin çocuklarına karşı baskılayıcı ve denetleyici yaklaşımlar yapmak yerine sağlıklı iletişim alanları oluşturulması gerekiyor

SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Görevlisi Melike Sinem Yılmaz, Ailelerin çocuklarına karşı baskılayıcı ve denetleyici yaklaşımlar yapmak yerine sağlıklı iletişim alanları oluşturulması gerekiyor. Çünkü sanal medya genç bireyler için yalnızca vakit geçirilen bir ortam değil, aynı zamanda kimliklerini yeniden inşa ettikleri bir platform niteliği taşıyor dedi.

OMÜ Kurumsal İletişim Birimi Öğretim Görevlisi Melike Sinem Yılmaz, sanal medyanın yalnızca bir iletişim alanı değil, kimliklerin yeniden inşa edildiği bir platform olduğunu; gençlerin içerik üreticisine dönüştüğünü, görünürlük baskısı ve onaylanma isteğinin arttığını, bu nedenle dijital farkındalık ve algoritma bilincinin önemli olduğunu, ailelerin ise baskıcı değil iletişim odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini belirtti. Sağlıklı iletişim ve yaklaşımın birçok sorunu çözebileceğini söyleyen Yılmaz, Ailelerin denetleyici olmaktan çok rehberlik eden bir yaklaşım benimsemesi önem taşıyor. Çocuklarla birlikte kullanılan platformların değerlendirilmesi, içerikler üzerine konuşulması ve 'Bu içerik sana ne hissettiriyor?' gibi sorularla iletişim kurulması daha sağlıklı bir yöntem olarak öne çıkıyor diye konuştu.

'ONAYLANMA ARZUSU ORTAYA ÇIKIYOR'

Sanal medya farkındalığının büyük önem taşıdığını söyleyen Öğretim Görevlisi Yılmaz, Bugün sanal medya yalnızca bir iletişim alanı değil, aynı zamanda bireylerin kimliklerini sunduğu, yeniden inşa ettiği ve sanal ilişkilerin yeniden şekillendiği güçlü bir dijital kültür alanı olarak karşımıza çıkıyor. Sanal medyanın günlük hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte sanal medya okuryazarlığı ve sanal medya farkındalığı da önem kazanıyor. Bu kavram yalnızca teknolojiyi kullanabilmenin ötesinde, sanal medyada karşılaşılan içeriklere karşı bilinçli bir farkındalık geliştirebilmeyi de içeriyor. Artık bireylerin kullandıkları algoritmalara dair farkındalık kazanması gerekiyor. Algoritmaların hangi içeriği neden görünür kıldığına ve dijital davranışları nasıl etkilediğine dair bilinç geliştirilmesi önem taşıyor. Özellikle genç bireyler sanal medyada yalnızca içerik tüketmiyor, aynı zamanda içerik üreticisi konumunda yer alıyor. Bununla birlikte bir kimlik inşa ediyor ve görünürlük üzerinden kendilerini sunmaya çalışıyorlar. Görünür olma isteğinin artmasıyla birlikte onaylanma arzusu ve görünürlük baskısı da ortaya çıkıyor. Bu nedenle dijital farkındalık geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bugün ihtiyaç duyulan şey, teknolojiyi kullanan bireylerden ziyade, kullandığı teknolojiyi eleştirel biçimde okuyabilen bireyler yetiştirmektir. Bu noktada ailelere ve eğitim çevrelerine önemli roller düşüyor. Baskılayıcı ve denetleyici yaklaşımlar yerine sağlıklı iletişim alanları oluşturulması gerekiyor. Çünkü sanal medya genç bireyler için yalnızca vakit geçirilen bir ortam değil, aynı zamanda kimliklerini yeniden inşa ettikleri bir platform niteliği taşıyor ifadelerini kullandı.

'ANONİMLİK HİSSİ DAHA SERT VE PROVOKE EDİCİ BİR DİL KULLANMASINA NEDEN OLABİLİYOR'

Anonim hesaplar oluşturarak birçok siber zorbalığın gerçekleştiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

Bugün gençler ve yetişkinler büyük ölçüde karşılaştırma kültürüne maruz kalıyor. Bu durum siber zorbalık kavramını daha sık gündeme getiriyor. Ancak siber zorbalığı yalnızca bireysel bir davranış biçimi olarak değerlendirmek yeterli değildir. Sanal medya platformlarının yapısının da bu sürece etkisi bulunuyor. Bu nedenle algoritmaların ve platformların işleyiş mantığının eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerekiyor. Sanal ortamlardaki anonimilik hissi, hızlı tüketim kültürü ve görünür olma isteği, bireylerin daha sert ve provoke edici bir dil kullanmasına neden olabiliyor. Bu da sanal medya platformlarında daha yargılayıcı bir dilin yaygınlaşmasına yol açıyor. Bu noktada özellikle genç kullanıcıların kendilerini koruyabilmesi önem taşıyor. Sanal medyada karşılaşılan her içeriğin gerçeği yansıtmayabileceği, bazı içeriklerin kurgu ya da platform dinamiklerine uygun şekilde üretildiği konusunda farkındalık geliştirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda kişisel sınırların korunması, güvenlik ve gizlilik önlemlerinin aktif şekilde kullanılması da önemli önlemler arasında yer alıyor. En önemli noktalardan biri ise gençlerle yargılayıcı olmayan bir iletişim alanı oluşturabilmek ve dijital deneyimlerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli ortamlar sağlayabilmektir.