Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, 11'inci İstanbul Karbon Zirvesi'ne katıldı

İSTANBUL, (DHA)- RUSYA Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen 11'inci İstanbul Karbon Zirvesi'ne katıldı

RUSYA Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen 11'inci İstanbul Karbon Zirvesi'ne katıldı. Zirve, Türkiye'nin önemli devlet kurumları, kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve bankacılık şirketlerinin yanı sıra yeşil enerji sektörünün temsilcileri ve önde gelen Türk uzmanlarını bir araya getirdi. Rosatom, etkinliğin ortağı olarak, karbon düzenlemeleri, iklim finansmanı, endüstriyel karbonsuzlaştırma ve enerjinin ülkenin iklim hedeflerine ulaşmasındaki rolüne odaklanan zirvenin iş programında yer aldı.

Rosatom'un Sürdürülebilir Kalkınma Departmanı Direktörü Polina Lion, zirvenin iş programı kapsamında, nükleer enerjinin iklim düzenlemesinin yeni mimarisindeki rolü hakkında konuştu. Lion, uluslararası iklim gündeminin ekonomi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğunu, sınır ötesi iklim düzenleme mekanizmalarının ve yeşil finans sistemlerinin geliştirildiğini söyledi.

Rosatom'un hesaplamalarına göre, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinin tüm yaşam döngüsü boyunca karbon ayak izi 4 g CO₂-eq/kWh'den az olup, düşük karbonlu enerji kaynaklarına olan talebi karşıladığı aktarıldı. Modern elektrik kaynakları arasında en düşük göstergelerden biri olan bu oranın Türkiye'nin iklim hedeflerine ulaşması ve temiz bir ulusal enerji karışımı oluşturması için nükleer enerjinin önemini teyit ettiği kaydedildi.

Polina Lion konuşmasında ayrıca şunları söyledi:

İklim gündemi, genel tartışmalardan uygulamaya yönelik pratik araçların oluşturulmasına doğru ilerlerken, sera gazı emisyonlarında gerçek düşüşler sağlayabilen ve aynı zamanda enerji arzının güvenilirliğini destekleyebilen tüm teknolojileri dikkate almak önemlidir. Nükleer enerji bu hedefleri karşılıyor. Nükleer enerji düşük karbonlu elektriğin istikrarlı şekilde üretilmesini sağlar, hava koşullarından bağımsız olarak çalışır ve Türkiye'nin 2053 yılına kadar karbon nötrlüğüne ulaşma yolunda önemli bir parça olabilir. Ölçekleri, altyapı ve sanayi gelişimine katkıları ve yerel topluluklar için sağladığı istihdam olanakları sayesinde nükleer güç santrallerinin, sadece iklim verimliliğini sağlamakla kalmayıp, gelecek nesiller için rahat bir yaşam koşulları yaratan yeşil bir ekosistem oluşturduğunu da belirtmek önemlidir.