Uzmanından çocukların psikolojik güvenliği için ailelere öneriler
İSTANBUL, (DHA) - BEYKOZ Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr
- BEYKOZ Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Kardelen Dudular Cinali, çocukların şiddet olaylarından psikolojik olarak etkilenebileceğine dikkat çekerek ebeveynlere önerilerde bulundu. Cinali, çocukların kendilerini güvende hissetmelerinde açık iletişimin, duygularının anlaşılmasının ve aile desteğinin önemini dile getirdi.
Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Kardelen Dudular Cinali, çocukların duygularını ifade edebilecekleri güvenli bir iletişim ortamı oluşturmanın ve ebeveynlerin sakin, kapsayıcı bir yaklaşım benimsemesinin önemine dikkat çekti.
'ÇOCUKLARIN GÜVEN DUYGUSU YETİŞKİNLERİN YAKLAŞIMIYLA ŞEKİLLENİYOR'
Çocukların dünyayı yalnızca kendi deneyimleriyle değil, duydukları ve çevrelerindeki yetişkinlerin olaylara verdikleri tepkiler üzerinden de anlamlandırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Kardelen Dudular Cinali, okulun çocukların dış dünyayla kurduğu temel güven alanlarından biri olduğunu ifade etti.
Çocukların kriz durumlarında dış dünyayı anlamlandırmak için ebeveynlerinin duygusal tepkilerini bir 'psikolojik pusula' gibi kullandığını belirten Cinali, yaşananları tamamen yok saymanın ya da olayın ayrıntılarını kaygılı ve abartılı bir dille aktarmanın çocukların duygusal yükünü artırabileceğini söyledi. Cinali, çocuklara yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, yalın ve somut bilgiler verilmesi; korku ve kaygılarını ifade edebilecekleri sakin bir iletişim ortamı oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Şiddet olaylarının çocuklar üzerindeki etkisinin olayın yaşandığı yerle sınırlı olmadığını belirten Cinali, sosyal medya ve dijital platformlarda paylaşılan görüntülerin de çocukların kaygılarını etkileyebileceğine dikkat çekti. Şiddet içeriklerine tekrar tekrar maruz kalmanın olayı çocuğun zihninde sürekli yeniden yaşanıyormuş gibi canlı tutabileceğini ifade eden Cinali, bu durumun kaygıyı, uyku sorunlarını ve tehlike algısını artırabileceğini belirtti. Ebeveynlerin çocukların şiddet içerikli görüntülere erişimini sınırlandırmasının ve haberleri takip etme biçimlerine dikkat etmesinin önemini aktardı.
'ÇOCUKLARIN DAVRANIŞLARINDAKİ DEĞİŞİMLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ'
Çocukların yaşadıkları sıkıntıyı her zaman sözcüklerle ifade edemeyebileceğini belirten Cinali, duygusal güçlüklerin bazen davranışlar ve bedensel yakınmalar üzerinden kendini gösterebildiğini söyledi. Uyku bozuklukları ve kabuslar, iştah değişiklikleri, sürekli huzursuzluk, ayrılık kaygısında artış, okula gitmek istememe, içe kapanma, ilgi duyulan etkinliklerden uzaklaşma, öfke tepkileri, konsantrasyon güçlüğü ve tekrarlayan bedensel yakınmaların ebeveynler tarafından gözlemlenmesi gerektiğini ifade eden Cinali, çocukların olayla ilgili konuları sürekli konuşmasının veya oyunlarında tekrar tekrar canlandırmasının da dikkate alınabileceğini belirtti.
Bu belirtilerin tek başına bir psikolojik soruna işaret etmediğini söyleyen Cinali, çocukların davranışlarındaki belirgin değişimlerin yaşanan koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kaygının yoğunlaşması, uzun süre devam etmesi veya çocuğun günlük yaşamını etkilemesi durumunda profesyonel destek alınmasını önerdi.
Çocukların okulda kendilerini güvende hissetmelerinin yalnızca fiziksel güvenlik önlemleriyle sağlanamayacağını belirten Cinali, psikolojik güvenliğin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Cinali, Psikolojik güvenlik, çocuğun korkusunu ifade edebildiği, yardım istediğinde dinlendiği ve yaşadığı sorunların ciddiye alındığı bir ortamda gelişir. Okul, aile ve çocuk arasındaki açık iletişim; şiddet ve zorbalığın erken fark edilmesini, çocukların yardım aramasını kolaylaştırır. Güvenli bir okul yalnızca tehlikelerin önlendiği değil, çocuğun sesinin duyulduğu bir yerdir dedi.
Okul ve aile arasındaki iş birliğinin çocukların sorunlarını daha erken paylaşabilmelerine ve ihtiyaç duyduklarında destek alabilmelerine yardımcı olduğunu belirten Cinali, çocukların yargılanmadan dinleneceklerini bildikleri güvenilir ilişkilere ihtiyaç duyduklarını aktardı.
EBEVEYNLERE ÖNERİLER
Dr. Öğr. Üyesi Kardelen Dudular Cinali, çocukların şiddet haberlerinden veya çevrelerinde yaşanan olaylardan etkilenmeleri durumunda ebeveynlerin uygulayabileceği üç temel öneriyi paylaştı:
Önce dinleyin. Çocuğunuza ne duyduğunu ve onu en çok neyin kaygılandırdığını sorun. Hemen teselli etmeye çalışmak yerine duygusunu anlamaya ve kendisini ifade etmesine alan açın.
Şiddet içeriklerine maruziyeti sınırlayın, rutinleri koruyun. Çocuğun şiddet görüntülerine tekrar tekrar erişmesini önleyin. Uyku, oyun, okul ve aile yaşamındaki günlük rutinleri mümkün olduğunca sürdürün. Rutinler, belirsizlik dönemlerinde çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Davranış değişikliklerini gözlemleyin. Uyku düzeni, davranışlar, okula devam ve sosyal ilişkilerdeki belirgin değişiklikleri dikkate alın. Kaygı yoğunlaşıyor, uzun süre devam ediyor veya çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa profesyonel destek alın.
Ebeveynlerin kendi kaygılarını yönetmelerinin de önemli olduğunu belirten Cinali, çocukların yalnızca kendilerine söylenenlerden değil, yetişkinlerin olaylar karşısındaki tutumlarından da etkilendiğini ifade etti.
Cinali, çocukların güven duygusunun her şeyin sorunsuz ve öngörülebilir olduğu bir dünyadan değil, belirsizlikler karşısında onlara eşlik eden güvenilir ilişkilerden doğduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
Her şeyi kontrol edemeyiz ama çocuğumuzu dinleyebilir, ona eşlik edebilir ve ihtiyaç duyduğunda yanında olabiliriz. Bazen güvenin en güçlü ifadesi, 'Hiçbir şey olmayacak' demek değil, 'Ne hissedersen hisset, bunu benimle paylaşabilirsin' diyebilmektir.