Yeditepe Üniversitesi Gaziantep'te basın mensuplarıyla bir araya geldi
Nuray UZATMAZ/GAZİANTEP,(DHA) - YÜKSEKÖĞRETİMİN dönüşümü, üniversitelerin değişen rolü ve gençlerin geleceğe nasıl hazırlanması gerektiği, Yeditepe Üniversitesi'nin Gaziantep'te gerçekleştirdiği basın buluşmasında ele alındı
- YÜKSEKÖĞRETİMİN dönüşümü, üniversitelerin değişen rolü ve gençlerin geleceğe nasıl hazırlanması gerektiği, Yeditepe Üniversitesi'nin Gaziantep'te gerçekleştirdiği basın buluşmasında ele alındı. Programda konuşan Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, bugün üniversiteye başlayan bir öğrencinin mezun olduğunda karşılaşacağı dünyanın, bugünden oldukça farklı olacağının öngörüldüğünü belirterek günümüzde teknolojik gelişmelerin tüm disiplinlerin çalışma biçimini de değiştirdiğine işaret etti. Durman, Bu dönüşüm, üniversitelerin eğitim modellerini de köklü biçimde değiştiriyor dedi.
Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba ile İstek Gaziantep Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kelleci Gaziantep'te gazetecilerle bir araya geldi. Buluşmaya İstek Gaziantep Okulları Yönetim Kurulu üyeleri ve yöneticileri ile çok sayıda gazeteci katıldı.
'EĞİTİMİ BÜTÜN OLARAK GÖREN BİR ÜNİVERSİTEYİZ'
Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman toplantının açılışında yaptığı konuşmada, İstek Vakfı'nın 1985 yılında kurulduğunda ilk okulunu İstanbul'da açtığını belirterek zaman içinde bu okulların önce İstanbul'a daha sonra Anadolu'ya yayıldığını anımsattı. Durman, Türkiye'de 8'i İstanbul'da olmak üzere 21 İstek Vakfı okulumuz var. Yeditepe Üniversitesi de 1996 yılında İstek Vakfı bünyesinde kuruldu. Üniversite olarak bir proje başlattık. Aynı ailenin parçalarıyız. Anaokulundan, ilköğretimden başlayarak eğitimi de bir bütün olarak gören bir üniversiteyiz. Dolayısıyla okullarımızı da ziyaret ediyoruz. Oradaki yönetici, eğitimci ve öğrencilerimizle bir araya geliyoruz. Üniversitemizin vizyonunu, İstek Vakfı'nın vizyonunu paylaşıyoruz dedi.
'GAZİANTEP, GÜCÜYLE GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN ŞEHİR'
Temel amacımız üniversitemizle Anadolu'daki okullarımız arasındaki bağları güçlendirmek diyen Durman, Gaziantep, sanayi, ihracat ve girişimcilik gücüyle Türkiye'nin en dinamik şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor ifadelerini kullandı. Durman, Bu güçlü ekonomik yapı, doğru eğitim modelleriyle birleştiğinde yalnızca ulusal değil, küresel ölçekte değer üreten bir potansiyele dönüşüyor. Üniversite ile üretim dünyası arasındaki etkileşim, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri olarak önem kazanıyor dedi.
'GAZİANTEP EN ÜST SIRALARDA'
Yeditepe Üniversitesi ile Gaziantep arasındaki güçlü eğitim bağının da dikkat çektiğini belirten Prof. Dr. Durman, Şu an üniversitemizde eğitim gören Gaziantepli öğrenci sayısının 250'ye yaklaştığı, Gaziantep'in Yeditepe Üniversitesi'ne en çok öğrenci gönderen şehirler arasında üst sıralarda yer aldığı görülüyor. Gaziantepli öğrencilerin özellikle tıp, bilgisayar mühendisliği, uluslararası ticaret ve işletmecilik, eczacılık, elektrik-elektronik mühendisliği ve hukuk gibi alanlara yöneldiği dikkat çekiyor. Bu dağılım, şehrin hem sağlık hem teknoloji hem de iş dünyasına yönelik güçlü bir yönelim sergilediğini ortaya koyuyor ifadelerini kullandı.
Durman sözlerine şöyle devam etti:
Günümüzde üniversiteler, yalnızca teorik bilgi aktaran kurumlar olmaktan çıkarak üretim süreçlerine doğrudan katkı sağlayan yapılar haline geliyor. Öğrencilerin eğitim süreci boyunca gerçek projelerde yer alması, sektörle doğrudan temas kurması ve mezun olmadan iş deneyimi kazanması, yeni eğitim modelinin temel unsurları arasında yer alıyor.
'ÜNİVERSİTE SADECE BİLGİ AKTARAN BİR YAPI DEĞİL'
Prof. Dr. Durman, Günümüzde üniversiteler yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmanın ötesine geçerek, belirsizlikle baş edebilen, problem çözebilen ve değişime hızla uyum sağlayabilen bireyler yetiştiren yapılar haline geliyor. Yeditepe Üniversitesi'nin eğitim yaklaşımı da bu dönüşüm üzerine şekilleniyor. Üniversite, öğrencilerini yalnızca meslek sahibi bireyler olarak değil; sürekli öğrenebilen, düşünebilen ve yeni koşullara uyum sağlayabilen bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyor dedi.
'UYUM YETENEĞİ YENİ DÖNEMİN ANAHTARI'
Bugün üniversiteye başlayan bir öğrencinin mezun olduğunda karşılaşacağı dünyanın, bugünden oldukça farklı olacağının öngörüldüğünü belirten Durman, Bu nedenle yükseköğretimin odağında artık bilgi aktarımından çok, eleştirel düşünme, çok disiplinli yaklaşım, problem çözme ve hızlı uyum sağlama gibi beceriler yer alıyor. Bu dönüşüm, yükseköğretim sisteminin tamamını yeniden şekillendiriyor. Eğitim sınıfla sınırlı kalmıyor, meslekler sabitliğini yitiriyor ve gelecek öngörülebilir olmaktan uzaklaşıyor. Bu yeni dönemde gençlerin en büyük ihtiyacı, bilgiye erişmekten çok, yön bulabilme ve değişime uyum sağlayabilme becerisi olarak öne çıkıyor diye konuştu.
'YAPAY ZEKA TÜM BÖLÜMLERİN ORTAK DİLİ'
Yapay zeka, veri bilimi ve dijital teknolojilerin tüm disiplinlerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini kaydeden Prof. Dr. Durman, Günümüzde hukukta veri analizi, tıpta yapay zeka destekli sistemler, işletmede algoritmik karar mekanizmaları, iletişimde veri temelli içerik üretimi ve benzeri uygulamalar hızla yaygınlaşıyor ve tüm disiplinlerin çalışma biçimini dönüştürüyor. Bu dönüşüm, üniversitelerin eğitim modellerini de köklü biçimde değiştiriyor ifadelerini kullandı.
'AKREDİTASYONLAR, MEZUNLARA OLANAKLAR SAĞLIYOR'
Yeditepe Üniversitesi'nin birçok ulusal ve uluslararası akreditasyona sahip olduğunu ifade eden Durman, Bu akreditasyonlar sayesinde öğrencilerine ve mezunlarına önemli olanaklar sunuyor. Örneğin, Amerikan Diş Hekimleri Birliği bünyesindeki CODA tarafından akredite edilen Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde eğitim gören öğrenciler, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki diş hekimliği öğrencileriyle eşdeğer bir eğitim altyapısına sahip oluyor. Mezunlar ise Amerika Birleşik Devletleri'ndeki diş hekimliği mezunlarıyla aynı hak ve ayrıcalıklara sahip oluyor dedi.
'AVRUPA'NIN ÜNİVERSİTELERİ İLK KEZ TÜRKİYE'DE BULUŞTU'
Durman, Üniversitemiz geçtiğimiz günlerde, Avrupa Üniversiteler Birliği'nin (EUA) Yıllık Konferansı'na ev sahipliği yaptı. Konferansa, 41 ülkeden yüzlerce üniversite rektörü ve temsilcisi katıldı. Konferansta öne çıkan en önemli mesajlardan biri, üniversiteler arası iş birliğinin değişen dünyada bir zorunluluk haline geldiği oldu. Dijitalleşme, yapay zeka, değişen beceri ihtiyaçları ve küresel belirsizlikler karşısında üniversitelerin birlikte hareket etmesinin kritik önemde olduğu ifade edildi. Konferans, üniversiteler, kamu kurumları ve sanayi arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, uluslararası ortaklıkların artırılması ve yükseköğretimin toplumsal etkisinin geliştirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturdu dedi.
'GENÇLER VE AİLELER İÇİN YENİ DÖNEM'
Durman, Üniversite tercihi artık yalnızca bir bölüm seçimi değil, aynı zamanda bir gelecek ve yaşam modeli seçimi anlamına geliyor. Bu nedenle gençlerin kendilerini geliştirebilecekleri, uluslararası imkanlara erişebilecekleri ve değişen dünyaya hazırlanabilecekleri eğitim ortamlarını tercih etmeleri büyük önem taşıyor dedi.
Durman, Üniversite tercih döneminde gençlerin en çok sorduğu sorulardan biri de yurt dışında mı yoksa Türkiye'de mi eğitim alınması gerektiği. Son yıllarda artan beyin göçü tartışmaları, bu soruyu daha da görünür hale getiriyor. Bu tartışma yalnızca bir eğitim tercihi değil; aynı zamanda gençlerin geleceğini nasıl kurgulayacağına dair stratejik bir karar olarak öne çıkıyor. Bu soruya verilecek yanıt, yalnızca coğrafi bir tercih değil, eğitim modelinin niteliğiyle doğrudan ilişkili. Güçlü uluslararası bağlantılara sahip üniversiteler, öğrencilere Türkiye'de eğitim alırken de küresel deneyim kazanma olanağı sunuyor dedi.
Durman son olarak şunları söyledi:
Çift diploma programları, değişim fırsatları, uluslararası araştırma projeleri ve yabancı dil destekleri sayesinde öğrenciler, eğitimlerini Türkiye'de sürdürürken aynı zamanda dünya ile entegre bir öğrenim deneyimi yaşayabiliyor. Bu yaklaşım, gençlerin hem kendi ülkelerinde güçlü bir akademik temel oluşturmasını hem de küresel ölçekte rekabet edebilecek donanıma sahip olmasını mümkün kılıyor. Üniversite tercihi bu nedenle yalnızca bir bölüm seçimi değil, aynı zamanda bir yaşam vizyonu olarak değerlendiriliyor.