KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nde havadan izleme ve güvenlik merkezinin açılışında, kültürel mirasın korunmasında teknolojinin kullanımının önemine dikkat çekip, "Tehdidi mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek zorundayız" dedi.Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa'daki Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezi'nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Sardis Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill ve milletvekilleri katıldı. Pilot uygulama kapsamında hayata geçirilen sistemle, kaçak kazı ve şüpheli hareketlerin erken tespit edilmesi, güvenlik birimleriyle anlık koordinasyon sağlanması ve kültürel mirasın daha etkin biçimde korunması amaçlandığı belirtildi. Açılışta konuşan Bakan Ersoy, "Bir kültür varlığını yıllar süren bir mücadelenin ardından geri getirmek büyük bir başarıdır. Asıl hedefimiz ise o eserin ait olduğu topraklardan hiç kopmamasını sağlamaktır. Bugün Bintepeler'de, tam da bu anlayışla bir aradayız. Sikkenin doğuşuna öncülük eden Lidya'nın başkenti Sardis'in yanı başında, binlerce yıldır bu coğrafyanın siluetini süsleyen tümülüsler arasında kültürel mirasımızı korumak için yeni ve önemli bir adım atıyoruz" dedi.'TEHDİDİ MÜMKÜN OLDUĞUNCA ERKEN GÖRMELİYİZ'Bakan Ersoy, "Lidya Kralı Alyattes'in anıt mezarının da bulunduğu Bintepeler, yaklaşık 75 kilometrekarelik bir alana yayılan ve 120'den fazla anıt mezarı barındıran eşsiz bir arkeolojik peyzaj olarak karşımızda duruyor. 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınması, uzun yıllardır korumak için büyük bir titizlikle çalıştığımız bu eşsiz mirasın evrensel değerinin uluslararası alanda da tescillenmesini sağlamıştır. Dünya Mirası statüsü bizim için büyük bir gurur olduğu kadar, sorumluluğumuzu da artırmaktadır. Ne yazık ki bu eşsiz miras, geçmişte kaçak kazıların hedefi oldu. Bazı tümülüslerimizin define aramak amacıyla iş makineleri kullanılarak ağır ve geri döndürülmesi mümkün olmayan biçimde tahrip edildiğine şahit olduk. Bu olaylar bize çok açık bir gerçeği gösterdi. Böylesine geniş bir coğrafyayı korumak için tehdidi mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek zorundayız. Bu nedenle Bintepeler'deki önleyici tedbirlerimizi yıllar içerisinde artırdık. Bugün attığımız adım da kararlılığımızda önemli bir aşamadır" diye konuştu.'ESKİ KAZI EVİNİ HAVADAN İZLEME VE GÜVENLİK MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRDÜK'"İlk adım olarak Bintepeler'e hakim konumdaki Karnıyarık Tepe yakınında bulunan eski kazı evini yenileyerek modern bir 'havadan izleme ve güvenlik merkezine' dönüştürdük" diyen Bakan Ersoy, şöyle devam etti:"Hemen ardından, merkezimizi uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine sahip iki insansız hava aracı sistemiyle donattık. Üç anten sistemiyle kapsama alanını güçlendirdik. Merkezi izleme sistemleri, büyük ekranlar ve çevre güvenlik kameralarıyla sahayı etkin biçimde takip edebilecek bir altyapı oluşturduk. Merkezde vardiyalı görev yapacak güvenlik personelimizin İHA pilotluğu eğitimlerini ve gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamladık. Şu anda havadan izleme sırasında şüpheli bir hareket veya kaçak kazı girişimi tespit edildiğinde, bilgi süratle jandarma birimlerimizle paylaşılıyor ve gerekli müdahale gerçekleştiriliyor. Yani teknolojiyi, kaçak kazı girişimlerini mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek için kullanıyoruz."'KÜLTÜR VARLIĞI KAÇAKÇILIĞI SİNİR AŞAN BİR SUÇTUR'Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yaklaşımlarınım 3 temel yapı taşı üzerine kurduklarını belirten Bakan Ersoy, "Önleme, uluslararası iş birliği ve iade. Bugün Bintepeler'de attığımız adım, bunlardan ilkinin, yani önleyici korumanın, çok güçlü ve somut bir örneğidir. Çünkü 75 kilometrekareye yayılan böylesine geniş bir alanı ve yüzü aşkın tümülüsü yalnızca geleneksel yöntemlerle sürekli gözetim altında tutmak kolay değildir. Bu nedenle teknolojiyi kültürel mirasın korunmasının hizmetine sunuyoruz. Mücadelemizin ikinci temel yapı taşı uluslararası iş birliğidir. Kültür varlığı kaçakçılığı sınır aşan bir suçtur. Biz de UNESCO, INTERPOL, Dünya Gümrük Örgütü ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla ve farklı ülkelerin adli ve kolluk makamlarıyla yakın iş birliği yürütüyoruz. ABD ile geliştirdiğimiz iş birliği bunun güçlü örneklerinden biridir. 2021 yılında ABD ile imzaladığımız kültür varlıklarına yönelik ithalat kısıtlamalarını düzenleyen Mutabakat Zaptı, arkeolojik ve etnolojik kültür varlıklarımızın yasa dışı ticaretinin önlenmesi açısından çok önemli bir hukuki çerçeve oluşturdu. Bu Mutabakat Zaptını 2026 yılında yeni bir 5 yıllık dönem için uzattık. Bunun yanında, ayrı soruşturma ve adli süreçler kapsamında Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği de çok önemli sonuçlar vermeye devam ediyor" dedi.'ÜLKEMİZE 13 BİN 474 KÜLTÜR VARLIĞININ DÖNÜŞÜNÜ SAĞLADIK'Mücadelenin üçüncü temel yapı taşının ise iade olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılmış eserlerimizin izini dünyanın neresinde olursa olsun sürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 2002 yılından bu yana 13 bin 474 kültür varlığının ülkemize dönüşünü sağladık. Bunların 9 bin 159'u yalnızca son sekiz yılda ülkemize kazandırıldı. Boubon Antik Kenti'nden çıkarılan bronz imparator heykelleri bu mücadelenin en dikkat çekici örneklerinden biridir. Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka'dan Düver kökenli mimari levhaları, İsviçre'den Urartu dönemine ait bronz eserleri, Yunanistan'dan Anadolu kökenli sikkeleri, Hollanda'dan Şile Bozgoca Camii kitabesini, İngiltere ve İspanya'dan İznik çinilerini geri getirdi. Bintepeler'den yasa dışı yollarla çıkarılmış yaklaşık 2 bin 700 yıllık altın kolyeyi Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nden ülkemize kazandırdık" dedi.'TEKNOLOJİ ÖNEMLİ AMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL'Teknolojinin çok önemli olduğunu ama tek başına yeterli olmadığını belirten Bakan Ersoy, "Bu noktada Manisalı hemşehrilerime özellikle güveniyorum. Bintepeler'e ve bu toprakların binlerce yıllık hafızasına sahip çıkan en büyük gücün Manisalı hemşehrilerimiz olduğunu bilmekten büyük memnuniyet duyuyorum. İnanıyorum ki Bintepeler'de geliştirdiğimiz bu model, geniş coğrafyalara yayılan diğer arkeolojik alanlarımızın korunmasında da bize önemli bir tecrübe sağlayacaktır" diye konuştu.
Genel
Yayınlanma: 30 Eylül 2026 - 17:19
Güncelleme: 30 Eylül 2026 - 17:19
Bakan Ersoy: Kültürel mirasın korunmasında, tehdidi erken görmek ve önlemek zorundayız
Yağmur ÖNGÜN/MANİSA, (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nde havadan izleme ve güvenlik merkezinin açılışında, kültürel mirasın korunmasında teknolojinin kullanımının önemine dikkat çekip, "Tehdidi mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek zorundayız" dedi
Genel
30 Eylül 2026 - 17:19
Güncelleme: 30 Eylül 2026 - 17:19







