- COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kasımda Antalya'da yapılacak COP31 BM İklim Zirvesi'nde, dünya genelinde insanların hayatına dokunan sonuçlar almayı ve iklim eylemine katılımın değerini herkes için görünür kılmayı hedeflediklerini bildirdi.COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31'inci Taraflar Konferansı (COP31), öncesinde Londra İklim Eylemi Haftası'nın açılışı için İngiltere'ye gitti. Önceki COP başkanlarını, birçok uluslararası kuruluştan temsilciyi, 25 ülkenin liderlerini ve bakanlarını bir araya getiren etkinliklerin ilk gününde Bakan Kurum, İklim İnovasyon Forumu'na katıldı. Bakan Kurum, forumda, COP31 Eylem Gündemi ve çerçevesi hakkında katılımcılara sunum yaptı. 'SÜPER EL NİNO TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ'İklim krizinin yıkıcı boyutlarına dikkat çeken Bakan Kurum, "Bugün, insanlığın pek çok cephede ağır sınamalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde bir araya geliyoruz. Yakın dönemde yaşanan çatışmaların faturası, küresel ekonomide halen hissedilmeye devam ediyor. Borç yükleri giderek artıyor. Bütün bunların üzerine, şimdi bir de süper El Nino tehdidiyle karşı karşıyayız. Araştırmalar, El Nino olaylarının yaklaşık 5 trilyon dolarlık bir maliyete yol açabildiğini ortaya koyuyor. Bu yıl, kayıtlara geçen en maliyetli El Nino yılı olabilir. Üstelik bu hesaplamaya, en ağır bedel olan can kayıpları henüz dahil değil. Öte yandan, birlikte hareket etme irademiz de ciddi biçimde sınanıyor" ifadelerini kullandı. 'KASIM AYINDA ANTALYA'DA BU GİDİŞATI DEĞİŞTİREBİLECEĞİMİZE İNANIYORUZ'Yaşanan bu krizlerin çözümü için birlikte hareket edilmesi gerektiğini kaydeden Bakan Kurum, "Biz, kasım ayında Antalya'da bu gidişatı değiştirebileceğimize inanıyoruz. Ortak kararlılığımızı açık ve güçlü bir şekilde ortaya koymak istiyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanların hayatına dokunacak sonuçlar almak ve katılımın değerini herkesin görünür bir şekilde hissetmesini istiyoruz. Bu hafta Londra'da yürüteceğimiz temaslar, çözüm üretme ve ivmeyi büyütme çabalarımız açısından kritik bir eşik niteliği taşıyor" dedi.'ELEKTRİFİKASYON KONUSUNDA KÜRESEL BİR TARTIŞMA BAŞLATMAK İSTİYORUZ'Bakan Kurum, bugüne kadar yürüttükleri tüm görüşmelerde öne çıkan COP31 Eylem Gündemi başlıklarından birinin 'elektrifikasyon' olduğunu belirterek, ülkeleri, şirketleri ve aileleri dalgalı enerji fiyatlarından korumak için elektrifikasyonun hızlandırılması gerektiğini söyledi. COP31 sürecinde de bu konuya özellikle vurgu yaptıklarını aktaran Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, elektrifikasyon konusunda küresel bir tartışma başlatmak istiyoruz. Bu tartışmayı da 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikten karşılanması hedefi etrafında şekillendirmeyi amaçlıyoruz. '2035'e kadar yüzde 35' hedefi; ulaşımda, binalarda ve sanayide elektrifikasyonun hızlandırılmasıyla hayata geçirilecek. Bu hedefin başarısı ise modern şebekeler ve güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklenmesine bağlı. Bu yürüyüşün, şimdiden çok sayıda ülke, uluslararası kuruluş ve gönüllü koalisyonlar tarafından sahiplenilmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Uluslararası Enerji Ajansı, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Küresel Yenilenebilir Enerji İttifakı bu desteği ortaya koyan yapılar arasında yer alıyor" açıklamasında bulundu.'GELİŞMEKTE OLAN DÜNYAYA SAĞLANACAK DESTEK ÖZEL ÖNEM TAŞIYOR''2035'e kadar yüzde 35' hedefi kapsamında COP31'de sağlanacak başarı için 2 önemli hususa dikkat çekerek, şunları söyledi:"Birincisi, Dubai'de düzenlenen COP28'de kabul edilen ilk Küresel Durum Değerlendirmesi'nin ortaya koyduğu gibi, artan elektrik talebini temiz enerji arzındaki artışla karşılamalıyız. Çünkü güvenli ve sürdürülebilir bir enerji geleceği, elektrifikasyonun ve yenilenebilir enerjinin eş zamanlı olarak ilerlemesine bağlıdır. İkincisi, ilerlemeyi hızlandıracak ve bu hedefe ulaşmamızı sağlayacak koşulları güçlendirmemiz gerekiyor. Bu çerçevede gelişmekte olan dünyaya sağlanacak destek özel önem taşıyor. 2024 yılında ülkeler, Bakü Finans Hedefi kapsamında 2035 yılına kadar her yıl 300 milyar dolar finansmanı harekete geçirme konusunda ortak mutabakata vardı. Ancak geçtiğimiz yıl, yurt dışı kalkınma yardımlarında kayıtlara geçen en büyük yıllık düşüş yaşandı. Bu dönüşümün başarıya ulaşması, gelişmekte olan ülkelerin ortak hedefleri hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğu finansmana erişebilmesine bağlıdır. COP31 Başkanlığı olarak bu meselenin gündemdeki yerini koruması için kararlılıkla çalışacağız. Tüm bağışçı ülkelere, geçmiş taahhütlerini yerine getirme çağrısında bulunuyoruz."METAN AZALTIMI HEDEFİ İÇİN SIFIR ATIK DÜNYAYA ÖRNEK OLACAKBakan Kurum, Eylem Gündemi'nde elektrifikasyonun yanı sıra diğer önemli bir başlığın ise 'atık yönetimi' olduğunu dile getirerek, "Sayın Emine Erdoğan'ın öncülüğünde Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltım girişimi küresel bir öncelik olarak başlatılmıştır. Düzenli depolama alanlarından kaynaklanan metan gazının azaltılması, küresel ısınmayı yavaşlatmak için en hızlı ve en uygulanabilir fırsatlardan biridir. Atık sektörü, insan kaynaklı metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20'sinden sorumludur. Bugün elimizde etkisi kanıtlanmış ve ölçeklendirilebilir çözümler bulunuyor. Biz de 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışı yarı yarıya indirmeyi amaçlayan küresel bir hedef ortaya koyduk" değerlendirmesini yaptı.TÜRKİYE, DİRENÇLİ ŞEHİRLER ALANINDA KAPSAMLI BİR DENEYİME SAHİPBakan Kurum, Eylem Gündemi'nin diğer öncelikli alanlarından biri olan 'Dirençli Şehirler' başlığı altında deprem bölgesinde yürütülen Asrın İnşa Seferberliği'ni örnek gösterdi. Kurum şunları kaydetti:"Türkiye bu alanda gerçekten kapsamlı bir deneyime sahiptir. Bu deneyim, 2023'teki Asrın Felaketi'nin ardından yürüttüğümüz yeniden imar çalışmalarından beslenmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2 yıl içinde 11 ilde 455 bin konutu bitirdik, depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Bu konutların en yüksek enerji verimliliği standartlarını karşılamasını sağladık. Bir taraftan depreme dirençli şehirler inşa ettik, bir taraftan da ülkemizin Net Sıfır Emisyonuna ilişkin kararlı bir adımını ortaya koyduk. Böylece enerji tüketimini yüzde 39 oranında azalttık. Bu sonuç, aileleri yükselen enerji fiyatlarına karşı korumak açısından kritik önemdedir. Enerji verimliliği, bugün enerji dönüşümünün en temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu anlayışla COP31'de, bina sektöründe enerji tüketim yoğunluğunun 2035 yılına kadar en az yüzde 25 azaltılmasına yönelik hedefi ele almak istiyoruz."YEŞİL SANAYİLEŞME VE İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜBakan Kurum, 'yeşil sanayileşme' alanında da ilerleme kaydetmek istediklerini vurgulayarak, elektrifikasyonun bu sürecin önemli bir parçası olacağını bildirdi. Bakan Kurum, "Bunun yanında, üretim ve imalat sektöründe geri dönüştürülmüş malzeme kullanım oranının 2035 yılına kadar en az yüzde 15'e çıkarılması için nasıl bir yol izlenebileceğini de tartışmak istiyoruz" diye konuştu.'İklim Uygulama Köprüsü' adıyla yeni bir girişim başlatacaklarını da hatırlatan Bakan Kurum, "Bu girişim, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleri ile ekonomik kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirecektir" dedi. 'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN EĞİTİM MÜFREDATLARINA DAHİL EDİLMESİNİ HEDEFLİYORUZ'Bakan Kurum, ayrıca, iklim eylemine yönelik toplumsal desteğin sürdürülmesi için farkındalığın ve yaygın iklim okuryazarlığının vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, "Bu, insanların hem kendileri hem de iklime dirençli bir gelecek için en doğru tercihleri yapabilmeleri açısından da büyük önem taşıyor. Bu nedenle 2030 yılına kadar, çok daha fazla ülkede iklim değişikliğinin eğitim müfredatlarına dahil edilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.'İVME İSTİYORSAK AKSİYONA İHTİYACIMIZ VAR'Bakan Kurum, TOBB ile birlikte COP31 İş Dünyası Forumu'nu başlattıklarını belirterek, "Bu Forum, COP kapsamında 12-13 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek İş Dünyası Zirvesi için iş dünyasının katılımını harekete geçirmek üzere yıl boyunca sürecek bir platform görevi görecek" açıklamasında bulundu.Bakan Kurum, konuşmasının sonunda çağrıda bulundu: "Bu hafta, ilerleme sağlamak için önemli bir fırsata sahibiz. COP31 Başkanlığı olarak temel önceliklerimizi net şekilde ortaya koyduk: elektrifikasyon, atık yönetimi, dirençli şehirler, eğitim ve finansman. Dünyaya çağrıda bulunmak istiyoruz. Gelin, dünyanın geleceğini şekillendirecek bu öncelikler üzerinde hep birlikte çalışalım. Hepimiz, hangi alanlarda katkı sunabileceğimizi, evlatlarımızın yarınları için cesaretle belirleyelim. COP'a geldiğimizde neler yaptığımızı, bu sürece nasıl destek verdiğimizi, güçlü iş birliğimizi ve vizyonumuzu tüm dünyaya anlatalım. Çünkü ivme istiyorsak aksiyona, küresel bir eyleme ihtiyacımız var. Geleceğin COP'unu ve uygulama odaklı bir COP'u hayata geçirmenin yolu tam da budur."Programda, İklim İnovasyon Forumu Eş Başkanları Solitaire Townsend ve Mark Barton, Londra İklim Eylem Haftası Kurucusu ve Başkanı Nick Mabey, Birleşik Krallık Hükümeti Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma İşleri Bakanı Yvette Cooper, Birleşik Krallık Hükümeti Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Bakanı Ed Miliband, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İklim Eylemi Ekibi Özel Danışmanı Selwin Hart, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve Avustralya Müzakereler Başkanlığı Başkan Yardımcısı David Higgins de birer konuşma yaptı. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------- Genel detaylar.
Dünya
Yayınlanma: 22 Haziran 2026 - 14:31
Güncelleme: 22 Haziran 2026 - 14:31
Bakan Kurum, Londra'da düzenlenen 'İklim İnovasyon Forumu'nda konuştu
BİRLEŞİK KRALLIK, (DHA) - COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kasımda Antalya'da yapılacak COP31 BM İklim Zirvesi'nde, dünya genelinde insanların hayatına dokunan sonuçlar almayı ve iklim eylemine katılımın değerini herkes için görünür kılmayı hedeflediklerini bildirdi
Dünya
22 Haziran 2026 - 14:31
Güncelleme: 22 Haziran 2026 - 14:31








