- 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz. Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi'nde tertiplediğimiz 'Yatırımlar İçin Güçlü Merkez: Türkiye' programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Bugün de İstanbul Finans Merkezi'ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere 'Tek Durak Ofis'imizin açılışını gerçekleştirdik. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah devreye almayı hedefliyoruz" dedi.Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle 2025 yılında ilan edilen '22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü' kapsamında düzenlenen 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı bugün Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut Sütçü ve çok sayıda davetli katıldı.'BAKANLIKLARIMIZ, KURUMLARIMIZ FİNANSAL FARKINDALIĞIN HER YAŞ GRUBUNDA OLUŞTURULMASINA KATKI SAĞLIYOR'Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "22 Mayıs Türkiye Finansal Okuryazarlık Günü münasebetiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Programın tertiplenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Bu anlamlı buluşmanın, finans sektörümüz başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sözlerimin hemen başında, düzenlediği eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle finansal okuryazarlığın ülke genelinde yaygınlaştırılmasında önemli payı olan Sermaye Piyasası Kurulumuzu tebrik ediyorum. Bakanlıklarımız, kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, ilkokul çağındaki gençlerimizden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum" dedi.'BİR ÜLKENİN SERMAYE PİYASALARI NE KADAR GÜÇLÜ İSE REKABET GÜCÜ DE O KADAR KUVVETLİ OLUR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin de çok iyi bildiği gibi üretimden ihracata, yatırımdan istihdama ekonominin tüm bileşenleri, sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlıdır. Aynı şekilde milli gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlü ise üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması bu bakımdan büyük önem arz ediyor. Bugün gelişmiş ülke ekonomilerine baktığımızda, hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapılar ve güçlü sermaye piyasaları görüyoruz. Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekanın, diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir önemi ve dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız" diye konuştu.'BİZ BU MESELEYE DİJİTAL GÜVENLİK VE FİNANSAL DAYANIKLILIK PERSPEKTİFİ İLE YAKLAŞIYORUZ'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşüm, fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri, dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi, yalnızca bireyleri değil finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır. Böyle bir konjonktürde, finansal okuryazarlık bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifi ile yaklaşıyoruz. Nitekim uluslararası çalışmalar da bizim bu hassasiyetimizi doğruluyor. OECD'nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde, manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı.'TÜRKİYE'NİN KÜRESEL REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK DÜZENLEMELERİ YAKIN ZAMANDA DEVREYE ALMAYI HEDEFLİYORUZ'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz. Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi'nde tertiplediğimiz 'Yatırımlar İçin Güçlü Merkez: Türkiye' programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Önceki gün meclisimizde kabul edilen yasa teklifimizle ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk. Bugün de İstanbul Finans Merkezi'ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere 'Tek Durak Ofis'imizin açılışını gerçekleştirdik. Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz. Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin, bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak, önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah devreye almayı hedefliyoruz" dedi.'2014 YILINDA HAZIRLADIĞIMIZ STRATEJİ VE EYLEM PLANI İLE SEKTÖRE İLİŞKİN KAPSAMLI BİR YOL HARİTASI OLUŞTURDUK'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz. 2014 yılında hazırladığımız strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk. Geçtiğimiz sene yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs'ı Finansal Okuryazarlık Günü ilan ettik. 24 Mart'ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi 'Finansal Okuryazarlık' başlığı ile işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti. Finansal bilincin erken yaşta edinilmesiyle tasarruf kültürünün güçlendirilmesi bakımından iyi bir örnek olan uygulamayı hayata geçiren Milli Eğitim Bakanlığımızı ve kurulumuzu tebrik ediyorum" dedi.'REEL SEKTÖRLE BAĞINI KOPARMAYAN BİR FİNANS PİYASASININ TEMİNİNDE SPK'YA ÇOK ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada, Sermaye Piyasası Kurulu'nun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi, kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır. Şu bir gerçek ki doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir. Ama denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazifesidir" diye konuştu.'SERMAYE PİYASALARINA GÜVENİ ARTIRMAK ZORUNDAYIZ'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer atıl vaziyette duran üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız. Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor. Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak, dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan açgözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil, toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir. Sermaye Piyasası Kurulumuzun bu anlamda üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde, doğru araç ve tedbirlerle hakkıyla yerine getireceğine yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Gündem
Yayınlanma: 22 Mayıs 2026 - 19:30
Güncelleme: 22 Mayıs 2026 - 19:30
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'u küresel bir finans merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcıyoruz Görüntü eklendi
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA) - 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz
Gündem
22 Mayıs 2026 - 19:30
Güncelleme: 22 Mayıs 2026 - 19:30
İlginizi Çekebilir









