CHP'nin 2023'te yapılan 38'inci Olağan Kurultayının iptali için açılan davada mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' kararı ile ilgili açıklama yapan Özgür Özel, "Biz bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a, harcını da yatırarak süresi içinde yaptık" dedi.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesinin ardından CHP'de Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti Genel Merkez binasında Özgür Özel başkanlığında toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, "Bizim suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Bizim suçumuz, kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez yenmek. Suçumuz bu bizim. O günden bugüne bize çocuk sevdirmiyorlar ya. Bizim suçumuz bu. Bizim suçumuz, emeklilerin, asgari ücretlilerinin, köylülerin, esnafların, gençlerin umudu olmak bizim suçumuz. Bugün bu suçun cezası kesilen kadrolar ve bedel ödemesi gerektiren bu partinin başından uzaklaştırılmaya çalışılan kadrolar, delege tarafından, sokağın sesini dinleyerek, torunlar hatırına, evlatlar hatırına 'Ya bu sefer bunlar kazanabilir galiba ya' denen o duygunun hatırına göreve getirilmiş olan, yaş ortalaması o gün 42 olan, yarısı kadın, yarısı erkek olan, kaybetmeyi kabul etmeyen, 'Bundan sonra kaybetmeyeceğiz' diyen kadrolar. Bizim suçumuz, günahımız bu. Bununla uğraşıyorlar. Demokrasi, sandıkla geleni sandıkla gitmesidir. Adalet ve Kalkınma Partisi 'Milli irade, milli irade, milli irade' derken, kendileri içinde yarışlı seçimler yapmıyorlar. Biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. İlçe, il, genel merkez, çarşaf liste. Herkes seçeceği her birine tek tek oy vererek seçiyor. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, milletin kendilerini seçtiğinde buradan meşruiyeti alıp, yere göğe sığdıramayıp, milli iradeyi baş tacı edenler bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerli bir ettiler" ifadelerini kullandı. 'BİRİLERİ KURULTAYI KAZANMAMIZI HAZMEDEMEDİ'Kurultayı kazanmalarını bazı kimselerim hazmedemediğini vurgulayan Özel, "Müesses nizamın kazanmasını istediklerinin kazanmasına alışık olanlar, müesses nizama itiraz edenlerin zaferi ile hiçbir zaman barışamadılar. Hiçbir zaman bunu hazmedemediler. Maalesef milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını kurdular. O yargı kolları 19 Mart 2025'te bir sivil darbeye kalkıştı. Onu sandıkta dört kez yenen, 15,5 milyon kişinin cumhurbaşkanı adayı gösterdiği, 25,5 milyon kişinin özgürlüğü için imza verdiği birisini 14 aydır hapiste tutuyorlar. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu. Bize kenardan, sağdan, soldan, açıktan, grup toplantısından 'Ekrem'i bırak, mücadeleyi bırak. Ankara'ya dön. Ankara merkezli siyaset yap, partinin başında otur.' Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Hani beni bir koltuktan kaldırmaya çalışıyorlar ya. Onlara söylüyorum, oturmayacağım, koltuk; mutlu, mesut, güvenli muhalefet liderliği koltuğudur. Ben bu koltuğu reddediyorum. Ben partimin Genel Başkanını iktidar koltuğunda oturtmak, partimin Cumhurbaşkanı adayını Cumhurbaşkanı koltuğunda oturtmak, partimin yöneticilerini bakan koltuklarında oturtmak için mücadele ediyorum. Reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi Genel Başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Sarayın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım. Oturmam. Kimse oturmamalıdır. Bu millet kendine rağmen kimseyi o koltuğa oturtmaz" diye konuştu.'EN DOĞRU CUMHURBAŞKANI ADAYINI BULMA SUÇU'Özel, "Cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etseydim, 'Ben aday olurum, Ekrem gitti' deseydim, Ekrem'e sırtımı dönseydim, Mansur Yavaş gibi bir seçeneği tüketseydim, benden iyisi yoktu arkadaşlar. Şu anda siz de evlerinizde rahattınız, ben de bu koltukta rahat oturuyordum. Ama ben o değilim, biz o değiliz. Bu yüzden bugün koltuğundan, makamından geldikleri görevlerden edilmek istenenler, kendileri ile ilgili ihtirasları, hevesleri değil; milletle ilgili kararlılıkları olanlardır. 20 bin lira emekli maaşına mahkum edilenlerin 1,5 asgari ücret emekli maaşını almasını, asgari ücretin 39 bin lira olmasını savunanlar; bu hayallerinden vazgeçseler maaşlarını alıp bu koltuklarda onlarca yıl oturabilirler. Yaşımız müsait. Bana 30 sene bu koltukta oturmayı teklif ediyor rejim. Onu rahatsız etmeden, kendi rahatımı düşünerek. 50 yaşındayım ben, 51. 30 sene oturabilirim o koltukta. Ama bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaran genel başkanlara değil; muhalefette olduğu her günden ıstırap duyan, bu milletin sorunlarını çözecek bir iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacı var" açıklamasında bulundu. 'YARIN BİR FELAKETE UYANACAĞIZ'Özel, meselenin ne kendisinin meselesi olduğunu ne de Değişim Kurultayı'nın göreve getirdiklerinin şahsi meselesi olduğunu belirterek, "Bu savaş bize değil, millete karşı açılmıştır. Bu darbe bize değil, millete yapılmıştır. Bu darbe milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Atatürk'ten emanet cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa, seçme ve seçilme hakkına karşı yapılmıştır. 19 Mart'ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Mesele, bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru millettir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir. 86 milyondur bunun mağduru. Geçen sene 19 Mart darbesinin 60 milyar dolarlık kaybının nasıl düşmekte olan enflasyonu tırmandırdığını, hayat pahalılığını nasır körüklediğini, İran savaşına da nasıl bizi hazırlıksız yakaladığını herkes konuşurken, karar yarın piyasalar kapanacakken yüklenecekken ama bir grubun, endişeli bir grubun Erdoğan'a koşup 'Yapmayalım, etmeyelim. Aman ha' derken, 'Eyvah Erdoğan'ı ikna ederlerse' diye bugünden kararı 16.30'dan yükletenlerin ülke ekonomisine yarım saat içinde verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Resmi rakamlar arkadaşlar. Yarın herkesin izleyeceği, piyasa oyuncularının, piyasadaki yetkili kuruluşların verdiği rakam yarım saatte borsadaki o yüzde 8,5'lik düşüşle birlikte yakılan rezerv 10 milyar dolardır. An itibari ile vadeli işlemler piyasasında tüm hisse senetleri için en dipten satıcı vardır, alıcı yoktur. Yarın böyle bir felakete uyanacağız. Yarın böyle bir felakete uyanacak. Bunun için yakılacak her rezerv milletin gelecekte daha pahalıya et, daha pahalıya süt, daha pahalıya ekmek, çocuğunun ayağına daha pahalıya ayakkabı alması ve artık alamaması sonucunu doğuracaktır. Bunların hepsi 19 Mart'taki o akıl almaz, vicdansız, hesapsız - kitapsız darbecilerin 'Biz Ekrem'i içeri attık ama onun hırsızlığına kimseyi ikna edemedik, yolsuzluğuna ikna edemedik, ajanlığına ikna edemedik. Çünkü CHP'yi durduramadık. CHP'nin belini kıramadık. Özgür Özer'in belini kırmalıyız. CHP'de seçenek olmaktan çıksın" değerlendirmesinde bulundu.'ERDOĞAN, MİLLETİ SEÇENEKSİZ BIRAKMA ÇABASI İÇİNDE'Özel ayrıca, "Erdoğan milleti adaysız, partisiz, lidersiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içindedir. Erdoğan CHP'yi AK Parti'nin butlan kollarına yönettirme niyetindedir. Cumhuriyet Halk Partisi tüm darbecilere, tüm işbirlikçilerine ve onların kariyer ihtiraslarına karşı dimdik ayaktadır. Şunu herkes bilsin ki Cumhuriyet Halk Partisi, bugün kendisini savunma peşinde değildir, Özgür Özel kendisini savunma peşinde değildir. Bunu yapacak olsak bu imkanlar vardı, hepsini elimizin tersiyle ittik. Cumhuriyet Halk Partisi bugün kurduğu cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandıktaki değişime umut bağlamış 10 milyonları, bu milletin bütün evlatlarını savunmak durumundadır. Siyasi partiler, anayasanın 68'nci maddesine göre demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri, delegeleri, kongreleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Seçim hukuku vardır, itiraz süreleri vardır. Seçim hukukunun dışında başka mahkemelerin bu işlere karışması Yüksek Seçim Kurulu'nu yok saymaktır. Seçim hukuku güvencesini yok saymaktır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. Çünkü bir asliye hukuk mahkemesini ayarlayanın istediğini indirme, istediğini bindirme yetkisi tanımlanmaya çalışılmaktadır. Mücadele edilen meselenin kendisi de budur. Biz bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılması da içerecek şekilde Yargıtay'a harcını da yatırarak süresi içinde yaptık. Yarın Yüksek Seçim Kurulu'nun bize vermiş olduğu, İstanbul'daki kayyım kararlarının üstüne, defalarca aldığı istikrarlı kararlarla yaptırmış olduğu kongre sonucunda verdiği mazbataya sahip çıkması için Yüksek Seçim Kurulu'na başvuracağız. Yüksek Seçim Kurulu'na yaptığımız başvuru, Yargıtay'a tedbirin durdurulmasına yönelik yaptığımız başvuruların en acil, en hızlı şekilde ele alınarak YSK'nın Anayasa'da 79'ncu maddede kendisine münhasır tanınan görev-sorumluluk alanına sahip çıkmasını, kendisine sahip çıkmasını, siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz" dedi.'CHP DEMOKRATİK REKABET ZEMİNİNE SAHİP ÇIKIYOR'Bu gecenin, Türkiye demokrasisi açısından kara bir gün olduğunu söyleyen Özel, "Ama bu gecenin bir felaket, bir matem gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Elbette bir yanda; butlana toplumdan verilmeyen destek, boş bir sokak, telaşlı muhterisler, çarpık çurpuk açıklamalar. Bir tarafta; partisine sahip çıkan, demokrasiye sahip çıkanlar ve bu Ankara ile sınırlı değil, 81 ilde, tüm ilçelerde ışıkları yanan, önü dolan, sokaklara taşan, yürüyüşler yapan demokratlar, Cumhuriyet Halk Partililer ve onlarla dayanışmaya gelmiş demokratlar. Özellikle şu ana kadar bu hukuksuz karara istisnasız tepki gösteren ve bizimle dayanışma içinde olan tüm siyasi partilerin. Hepiniz takip ettiniz, tamamı telefon açtı genel başkanların. Dönemediklerim var birkaç tane. Bu açıklamalardan sonra kendilerine döneceğim. Sosyal medya paylaşımları, bütün programlar kesildi, merkez yönetim kurulları toplantıya çağrıldı. CHP'ye sahip çıkmaya koşmuyor diğer siyasi partiler. CHP'nin de kendilerinin de içinde bulunduğu demokratik rekabet zemine sahip çıkıyorlar. Bugün bir mahkeme kararının bir bakan tarafından telaşla ve bir basın toplantısıyla savunulup sahiplenilmesi meselesi utanç vericidir. Tarihte görülmemiştir" ifadelerini kullandı.'MUHALEFET BU AKŞAM TARİHE GEÇMİŞTİR'Özel devamında, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kendi içinde yaşadığı ve kıymetli gördüğüm bir sessizliğin, yarın demokrasiden yana bir tavra evrilmesi ihtimali çok düşük bir ihtimal olmakla birlikte, bizim için değil; kendileri için, gelecekleri için, kendilerini de yok edecek, insan yiyen, demokrasi yiyen, siyasetçi yiyen bu yamyam virüse karşı bir tedbir almaları ihtimali çok kıymetlidir. Yoksa o virüs, muhalefeti yiyince doymaz. Aynı apartmandayız. Bizim ev yanarsa, apartman yanar. Biz bir ormanda yaşıyoruz. Bizim ağaç yanarsa, orman yanar. Bunca yıl iktidar olup da şimdi gelinen noktada, fevkalade tehlikelidir. Muhalefet bugün akşam gösterdiği dayanışmayla öyle sınıfı falan geçmemiştir. Öyle yazan-çizen var. Muhalefet tarihe geçmiştir bu akşam. Şanlıurfa Barosu'nun ilk açıklamayı yapması ve takip eden Türkiye'de onlarca baronun peşi sıra yaptıkları açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin peşi sıra yaptıkları açıklamalar bu geceyi bir matem, bir yas, bir kara geceden bir umut gecesine hızlı şekilde dönüştürmüştür" diye konuştu.'BU DARBEYE SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ'Özel, CHP'nin hazırladığı bir eylemlilik planı olduğunu söyleyerek, "Bütün paydaşlarla çalışılıp, bütün paydaşlar açık tartışılacaktır. Ama herkes şunu bilsin ki; Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye, bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Zira, bizim sözümüz seçimlerden önce 'Bu binanın ışıkları, bu seçim akşamı sönmeyecek, sabaha kadar yanacak' olmuştu. '81 il başkanlığımızın ışıkları sönmeyecek, sabaha kadar yanacak' olmuştu. 'Kadın Kolları, tülbenti sirkeye basıp başına sarıp, karanlık odada uyumaya çalışmayacak, o tülbenti mutluluktan sallayacak' olmuştur. Bu gece, seçim akşamı ışığı açık tutanların, sabaha kadar ışıklarını açık tuttuğu ve gelecek seçimde bu binanın ışıkları erkenden kapanmasın diye baba ocağına sahip çıktıkları bir gecedir. Buradayız, bu darbeye sonuna kadar direneceğiz. Bize karşı plan yapanlara söylüyorum. İki tarafa da. Birisi, Sayın Erdoğan'ın çok tekrarladığı, zaman zaman tekrarladığı bir ayeti hatırlatırım. Erdoğan'dan bunu duyduğunda bu ayeti Erdoğan'dan duyduğunda duygulananlara, bugün de bu ayeti duyup duygulanıyorsanız umut vardır. 'Onlar sana tuzak kurarken Allah da karşı planlar yapıyordur. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.' Bunu Erdoğan'ın ağzından duyup da 'yaa' diyenlere bunu bir sefer de bir düşünün bakalım. Bu yapılan size, partinize, seçtiklerinize yapılsaydı ne hissederdiniz? Diğer yandan bir diğer temenniyi de bir diğer taraftan bir başka duyguyla ifade etmek isterim. Yolumuz yolsuzluğa, yüzümüz nursuza, ömrümüz arsıza denk düşmesin inşallah. Sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, teslim olmamaya, bir arada durmaya ve çağrıldığı yer neresiyse oraya koşmaya, tepki yükseltmeye davet ediyorum" açıklamasında bulundu.'BÜTÜN O KİRLİ TEKLİFLERİ REDDEDİYORUZ'Özel ayrıca, "Yarın bir aklıselimin hakim olmasını, yanlışın üstüne yanlışla gidilmemesini, ülkenin geleceğinin karartılmamasını ümit ediyorum. Buradan sonra CHP'yi savunmak, bu partiyi savunmak rekabetli bir seçimi savunmaktan başka birşey değildir. Bizi teslim alırlarsa gelecek sandığı şimdiden teslim almış olurlar. O yüzden teslim olmayacağız. O yüzden gösterilen her dayanışmanın çok kıymetli olduğunu bir kez daha ifade veriyorum. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Biz müesses nizamın makbul muhalefet partisi olmak yerine her şeyi göze almışız ama müesses nizamı değiştirip mağdurların, mazlumların, emeklinin, emekçinin, çiftçinin ve gençlerin iktidarını kurmak üzere risk alıyoruz. Kendi konforlu koltuklarımızı, 'Akıllı ol, otur' diye teklif edenlere 'Biz bu koltukları reddediyoruz, sadece ve sadece milletimizden yetki ve milletimizden destek bekliyoruz' diyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız" değerlendirmesinde bulundu.'MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ'Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Parti Grup Başkanı olarak 60 kişilik Parti Meclisi ile nasıl bir yol haritası izleyeceği sorusu üzerine, "Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Bunun yanında önümüzde hangi zeminin olacağı, o mahkeme kararının YSK tarafından nasıl yorumlanacağı, kabul edilip edilmeyeceği ve kabul edilirse ki daha önce örnekleri var, hangi hükümlerinin kabul edilip, hangi hükümlerinin tenzil edilip, hangi hükümlerinin farklı şekilde yorumlanacağını göreceğiz. Her mücadele zemininde güçlüyüz. Bizim net olarak durduğumuz bir yer var. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir. O bayrak elinde durduğu müddetçe senin arkanda durur. Zoru görünce bayrak atanı, kaçanın ya da bayrağı birisinin istediği gibi sallayanı hazzetmez ve bunu hazmetmez. O bayrak elimizde. Ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayız. Onun için her şartı zorlayacağız ve elimizdeki bayrağı bırakmayacağız. Elimizdeki bayrak bize partimizin verdiği bayraktır. Millet o bayrağı, o değişimi kuvvetli bir özeleştiriye saymıştır. Seçimlerde de tarihin en büyük yerel seçim zaferini bize yaşatmıştır. Millete borcumuz var; ne milleti, ne partiyi yarı yolda bırakmayız" ifadelerini kullandı. 'O TELEFONA DÖNÜŞ, UZLAŞMA ŞEKLİNDE OLAMAZ'Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine, "Yoğun bir toplantı, sonra siyasi partilerden önceki genel başkanlarımızın ziyareti vardı. Çok sayıda telefon gelmiş. Arayanlar arasında Sayın Kılıçdaroğlu da var. Kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Zaten hani dönüp de ne konuşacağız? Daha bugün Cumhuriyet Halk Partisi 'Butlan kararı çıkarsa bu bir yargı kararıdır, biz yargıya saygılıyız' diyen bir milletvekilini disipline vermişiz. O yüzden ben Sayın Kılıçdaroğlu'ndan daha önce şanla şerefle seçildiği, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna, AK Parti yargısının eliyle dönmek isteyeceğini ihtimal dahilinde görmek istemem. Ama birtakım açıklamalar, birtakım yaklaşımlar buna işaret ediyor. Bu durumda bu gecenin psikolojisi içinde o telefona açmanın, o telefona dönmenin bir manası olmaz. O telefon eğer bu yargının bu kararını meşrulaştırmak veya o kararla uzlaşmaksa, ben öyle bir şeyde uzlaşmam. Onunla uzlaşırsam milletle uzlaşamam. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu partimizin önceki dönem seçilmiş Genel Başkanıdır. Elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir. Ona da düşüncelerimiz ifade edilecektir. Ancak bir butlan kararını meşru görmemi bekleyeceğini beklemem. Onun dışında kendisine, yani bunlar yaşanmasaydı zaten bayram günü ben arayacaktım Sayın Kılıçdaroğlu'nu. O aramış. O telefona bir şekilde dönülür. Ama o dönüş rejimle uzlaşma, saray yargısının kararını kabullenme ya da ona yönelik bir tutum içinde olma olamaz. Sayın Kılıçdaroğlu ile de bugünün şartları altında böyle bir diyalog zeminine girmeyi aramızdaki geçmiş hukuka da yakıştırmam. Sonuçta önümüzdeki dönem de partimizin geçmiş dönem Genel Başkanı olarak yine kendisine saygı duyacağız. Bir gerginlik yaratmak da istemem" diye konuştu. 'BABA OCAĞINDA EV SAHİBİYİZ'Mutlak butlan kararına karşı hukuken bir sonuç alınmaması durumunda yedek bir partinin söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, "Aynı tutarlılık içinde cevaplayacağım. İkinci bir parti, bir yedek parti, bir başka parti seçeneği Türkiye'deki tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir. Ama bu bir kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı öyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağından ayrılmayı düşünmeyiz. Baba ocağında kimin oturacağına da baba ocağının gerçek sahipleri karar verirler. Ona asliye mahkemeleri falan karar veremez" açıklamasında bulundu.'MAHKEME BAŞKANI BİHABER'Özel, 'mutlak butlan' kararını duyduğunda ne hissettiğinin sorulması üzerine, "Biz bu sabah sorduğumuzda 'Ya müzakere yok, nasıl karar alacağız?' diyen mahkeme başkanı öğleden sonra sorulduğunda 'Karar alındı. Yüklenebilir' demeye başladılar. Bu kararın kimin tarafından, nerede alındığı, kimin ikna olduğu, ne zaman yüklendiği açıkça ortada. Bu konuyla ilgili isim isim, kanıt kanıt da bunların hepsi söylenebilir. Zaten memleket öyle bir hale gelmiş ki gazeteci televizyon kanalında dün çıkıyor, 'Karar alındı, şöyle olacak' diyor. Sabah mahkeme başkanı 'Daha karar almadık, müzakere bile etmedik' diyor. Öyle bir yerlere gelmişiz. Kararların başka yerde yazıldığı, mahkeme başkanlarının heyetlerinin sadece bu kararları temize çektikleri, daktilo ettikleri bir yere gelmiş. Saray yargısı böyle bir şey. O yüzden ben bu saray yargısının yetkilendirmelerine kimsenin önem atfetmemesini ve tarihin doğru yerinde durmalarını bekliyorum. Onun dışında memlekette artık her şey birbirine karışmış. Bırakın kuvvetler ayrılığını; bir kişinin, bir kuvvetin mahkeme kararını kendi verip, o gün alacağı karardan bihaber zavallı bir mahkeme başkanının durumuyla karşılaşırız" değerlendirmesinde bulundu.'ÇOK SAYIDA ZİYARET TALEBİ VAR'Bu gece için farklı siyasi partilerden ziyaret olup olmayacağı sorulan Özel, "EMEP bir ziyarette bulundu. İlk ziyaretçimiz onlardı. Ümit Bey beni aradı 'Yoldayım' dedi. 'Ben de Genel Merkezdeyim' dedim. 'Gece yarısını geçebilir' dedi. 'Sabaha kadar buradayım' dedim. Herhalde siyasi tarihimizin en enteresan ziyaretlerinden birisi bu gece yarısını geçince olacak. Yarın için hemen hemen bütün siyasi partilerin, burada olan siyasi partilerin liderlerinin görüşme ve ziyaret talepleri var. Onları karşılayacağız, ağırlayacağız. Çok sayıda çeşitli kurumlardan, kuruluşlardan talepler geliyor. Onları bu şekilde takvimlendireceğiz. Yarın ve ondan sonra buradayız" dedi.
Politika
Yayınlanma: 22 Mayıs 2026 - 01:16
Özgür Özel: İlk itirazımızı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık
Ayşenur DEMİRTAŞ/ ANKARA, (DHA)- CHP'nin 2023'te yapılan 38'inci Olağan Kurultayının iptali için açılan davada mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' kararı ile ilgili açıklama yapan Özgür Özel, "Biz bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a, harcını da yatırarak süresi içinde yaptık" dedi
Politika
22 Mayıs 2026 - 01:16









