KADIKÖY'deki bir danışmanlık firmasının, internet siteleri ve sanal medyadaki 'İş garantili güvenlik görevlisi sertifikası' ilanlarıyla çok sayıda kişiyi dolandırdığı öne sürüldü. İddiaya göre, kendilerinden kapora istenen iş arayan kişiler, sözleşme adı altında düzenlenen belgelere imza attı. Firmanın bu belgelerle başvuru yapanlar hakkında icra takibi başlattığı öne sürüldü. O tarihte 18 yaşından küçük ve engelli bireylerin de bulunduğu kişiler, dolandırıldıklarını öne sürüp şikayetçi oldu. Hakkında icra takibi başlatılan G.Y. "3 sene sonra bir icra takibi başlatıldığını öğrendim. 3 sene önce gittiğim zaman 7 bin lira civarında bir ücret söylemişlerdi, fakat şu an ücret 16 bin lira. Şu an 21 yaşındayım ve bu ücret belki başkalarına düşük bir rakamlar olabilir ama bizim gibi gençlerin maalesef zor ulaşabileceği bir rakam" dedi. Avukat İbrahim Güllü, "Gerekli denilerek sözleşme imzalatılıyor ama bu sözleşmenin altında senet niteliği taşıyan bir bölüm var. Burayı kesmek suretiyle senet haline getiriliyor. Ancak zaten bu firmanın herhangi bir sertifika verme yetkisi ve izni de bulunmamaktadır. Burada tamamen bir dolandırıcılık olayı söz konusu" dedi.İş bulma umuduyla güvenlik görevlisi ilanlarına başvuran çok sayıda kişi, iddiaya göre imzalatılan belgeler nedeniyle icralık oldu. Kadıköy'deki bir danışmanlık firması hakkında, 'İş garantili güvenlik görevlisi sertifikası' vaadiyle başvuru yapanlara senet imzalatıldığı ve imza atanlar hakkında icra takibi başlatıldığı öne sürüldü. Aralarında başvuru sırasında reşit olmayanların ve engelli kişilerin de bulunduğu konu yargıya taşındı.'3 SENE SONRA İCRA TAKİBİ BAŞLATILDIĞINI ÖĞRENDİM'İş başvurusunda bulunduğu sırada henüz 17 yaşında olan G. Y. (21) mağdur olduğunu belirterek , "İşe başvuru yaptığımda 17 yaşındaydım. Gittiğim zaman güvenlik sertifikası istediler. Güvenlik sertifikam olmadığı için, 'Biz eğitimini veriyoruz' dediler. 7 günlük bir eğitime sokacaklardı beni. Bir belge imzalattılar. Sonrasında eve gittiğimde internet sitesi hakkında birçok şikayet olduğunu öğrendim ve bunun üzerine o şirketle herhangi bir iletişime geçmedim. Zaten reşit değildim, herhangi bir durum söz konusu olmayacağını düşünüyordum. 3 sene sonra bir icra takibi başlatıldığını öğrendim. 3 sene önce gittiğim zaman 7 bin lira civarında bir ücret söylemişlerdi, fakat şu an ücret 16 bin lira. Şu an 21 yaşındayım ve bu ücret belki başkalarına düşük bir rakamlar olabilir ama bizim gibi gençlerin maalesef zor ulaşabileceği bir rakam." dedi.'2 BİN LİRA KAPORA TALEP EDİP "20 BİN LİRA ÖDEYECEKSİNİZ" DEDİLER'Sanal medyadaki 'Kendi bölgenize iş yerleştirmesi yapılacaktır' ilanına inanarak firmaya giden D.K. ise "Güvenlik ilanında 'Kimlikli veya kimliksiz herkes başvuru yapabilir, birçok bölgeye, kendi bölgenize yerleştirme yapılır.' yazıyordu. İlan üzerine gittim ve oturup görüştüm. Önüme bir evrak getirdiler ve benden 2 bin lira kapora talep ettiler. '20 bin liralık bir ücret ödeyeceksiniz, 2 bin lira kapora bırakacaksınız. Daha sonrasında heyet raporu almaya gideceksiniz. Heyet raporunuz olumlu olursa, biz burada size eğitim vereceğiz, eğitimle beraber sizi işe yerleştireceğiz. İşe yerleştirdikten sonra da geri kalan ücreti taksit taksit sizden keseceğiz. Fakat heyet süreciniz olumsuz olursa sadece kaporanız yanacak, geri kalan ücreti ödemek zorunda değilsiniz. Buna rağmen, olumlu olup vazgeçerseniz bütün ücreti ödemek zorundasınız' dedi. Bu arkadaşlar ve güvenlik kimlik kartı verdiklerini iddia ettiler. O sürede de benim bir arayışım vardı, işe ihtiyacım vardı. İhtiyaca binaen imzaladım. Kapora parası üstümde olmadığı için atmadım kendilerine. Daha sonrasında gidip ailemle ve çevremle görüştüğümde bu işin çok tekin olmadığını söylediler. Kaporadan vazgeçtim ve kapattım telefonu. Bir kere bana yazdılar, daha sonrasında hiçbir iletişime geçmediler, hiçbir şekilde aramadılar, hiçbir hizmet vermediler ve imzalatmış oldukları belgeyi 6 ay sonrasında mahkemeye vermişler. Meğer bize hiçbir şekilde senet dememelerine rağmen senet imzalatmışlar" diye konuştu.'SENET OLDUĞU İÇİN MAHKEME HERKESİ REDDEDİYOR'D. K., "Ben kendilerini aradım, 'Bu yaptığınız dolandırıcılıktır, sizden herhangi bir hizmet almadım ve benden para talep ediyorsunuz' dediğimde ise bana, 'Gidin nereye müracaat ederseniz edin, imzaladığınız şey senet, hiçbir itirazı olmuyor. Sizinle mahkemede görüşürüz' deyip tehditvari ve sert bir dille konuşup, daha sonrasında da dolandırıcılık dediğimde ise 'Böyle konuşamazsınız, ses kaydını alıyorum' deyip telefonu yüzüme kapattılar. Gidip itiraz dilekçemi verdim. Benim gibi mağdur olan birçok arkadaşım var ve birçok kişiye imzalattıkları senet olduğu için mahkeme herkesi reddediyor, itiraz ediyor yani hiçbir şey yapamadık" ifadelerini kullandı.'BU SUÇ BENİM OLSA ÖDERİM AMA BENİM SUÇUM YOK'Engelli kadrosundan işe alınacağını düşünen Taner Aras da, "Geldiğim gibi dediler ki, 'Silahlı ya da silahsız güvenlik olmak mı istiyorsunuz' dediler. 'Evet' dedim ve silahlı güvenliği seçtim. Sadece senet imzası attım. İsim olsun, adres olsun, onları ben yazdım, fiyat konusunu ise onlar yazdı. Bir de benden de 3 bin lira nakit kapora aldılar. Elime bir kağıt verdiler, doktordan olumlu raporu almam gereken kağıt. Hastane, 'Sen güvenlik olamazsın' dedi. O kağıdı da buraya, WhatsApp'ına attım. Aylar geçti, ona rağmen beni icraya verdiler. Olumsuz olmasına rağmen benden para talep ediyorlar. Ben o senede imza attım ama karşılıksız imza attım. Bu suç benim olsa öderim ama benim suçum yok" dedi.'AVUKAT "ARAMIZDA HALLEDERİZ" DEDİ'Şirket avukatıyla diyalogunu da anlatan Aras, "Avukat 'Adliyeye gitmene gerek yok, parayı bana verebilirsin. 18 bin taksit taksit olacak' dedi. 'Biz bunu kolay bir yolla çözelim. O 18 bini verin, olayı kapatalım' dedi. Dolandırıldık. Hala daha gidip de başvuran var. Ne zaman gitsem ofiste başkaları oturuyor, sabit insanlar, sabit elemanlar orada oturmuyor. Biz mağdur olmak istemiyoruz, adalet yerini bulsun" diye konuştu.'SÖZLEŞMENİN ALTINI KESİP SENET HALİNE GETİRİYORLAR'Mağdurların avukatlığını üstlenen ve hukuki süreci başlatan Avukat İbrahim Güllü, "Gerekli denilerek sözleşme imzalatılıyor ama bu sözleşmenin altında bir senet niteliği taşıyan bölüm var. Burası kesmek suretiyle senet haline getiriliyor. Zaten bu firmanın herhangi bir sertifika verme yetkisi ve izni de bulunmamakta. Burada tamamen bir dolandırıcılık olayı söz konusu. Burada mağdur vatandaşımızın olayında aynı zamanda bu kişi sözleşme imzalandığı tarihte 17 yaşında, yani henüz mümeyyiz, reşit değil. Dolayısıyla da zaten bu sözleşmenin geçersiz olması gerekiyor. Normalde sözleşmenin eki olduğu için sözleşme imzalandığı tarihteki şartlar geçerlidir; ancak buradaki olayımızda mağdur tüketicimizin yaşı 17 olduğu için sonradan senette tarih düzenlemek suretiyle sanki sözleşme imzalandığı tarihte reşitmiş, mümeyyizmiş gibi işlem yapılmakta. Taksitli ödeme imkanı sağlanmasına rağmen bu sözleşme tek bir senet halinde düzenleniyor sözleşmenin eki olarak, sözleşmeye ayrılmaz bir parça olarak. Ayrıca emre havale şeklinde yazılıyor. Normalde nama yazılı olması gerekirken emre yazılı hale getirilmiş durumda ve icra takibine geçirilmiş durumda. Tüketicimize biz hukuki anlamda sahip çıkmaya çalıştık, destek verdik ve bununla ilgili olarak da senedin ve sözleşmenin geçersizliğine dair olmak üzere dava açtık" ifadelerini kullandı.'FİRMAYLA İLGİLİ YÜZLERCE ŞİKAYET VAR'Avukat Güllü, "Zaten bu firmayla ilgili şikayet portallarında yüzlerce şikayet var. Dolayısıyla da yeni mağduriyetlerin olmaması ve önceki mağduriyetlerin önlenmesi adına bu firmanın derhal kapatılıp bu ilgili yöneticiler ve sahipleri hakkında da yasal ve hem hukuki hem de cezai kovuşturmaların mutlaka yapılması gerekir. Binlerce mağdur olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla da burada çok büyük bir maddi anlamda rant olduğunu da tahmin edebiliyoruz" dedi.'KAMBİYO SENEDİYLE TAKİP YAPIYORLAR'Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı ve Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu ise, "Tüketiciye sözleşme imzalattırıyorlar. Bunun altında da bir bono imzalattırıyorlar, tüketici farkında değil. Bu sözleşmenin bir örneğini kanunun açık hükmüne rağmen tüketiciye vermiyorlar. Böyle olunca da tüketici yargıya gittiğinde bunun bir tüketici işleminden kaynaklanan borç olduğunu kanıtlamaktan mahrum kalıyor. Kanıtlayabilse, o senetler emre havalesine olduğu için tüketici açısından geçersizdir, kanunda açık hüküm var. Nama yazılı olabilir. Ne var ki, mahkemeye hakime sunduğu bir sözleşme olmadığı için hakim zannediyor ki bu başka bir alışverişten, belki bir eşya aldı, belki elden para aldı. Bu nedir bilmiyorum, kıymetli evraktır, senettir, dolayısıyla tüketicinin itirazı sonuçsuz kalabiliyor. Kambiyo senediyle takip yapıyorlar, tüketicinin kaçacak yeri de yok. Avukata gitse binlerce, on binlerce lira para isteyecek. Mecburen, çaresiz, icra tehdidi altında ödüyorlar" diye konuştu.'BİR YERE İMZA ATIYORLARSA O BELGENİN BİR ÖRNEĞİNİN KENDİSİNE VERİLMESİ ZORUNLUDUR'Ağaoğlu, "En önemlisi de 'Güvenlik personeli yapacağız, size kimlik vereceğiz, iş bulacağız' diye kandıran bu sahtekarlar, valilikten güvenlik sertifikası düzenlemeye ve eğitimi vermeye yönelik izne sahip değiller. Böyle bir izni olmadan bu şekilde ilan vermeleri aldatıcı, yanıltıcı bir işlemdir. Ticaret Bakanlığı'nın harekete geçmesi lazım. Tüm tüketiciler şunu bilsin. Bir yere imza atıyorlarsa o belgenin bir örneğinin kendisine verilmesi zorunludur. Tüketici sıfatıyla herhangi bir alışverişte bir sözleşme imzalıyorsa o sözleşmenin bir nüshası kendisine verilmelidir" ifadelerini kullandı.
Gündem
Yayınlanma: 01 Temmuz 2026 - 09:36
Güncelleme: 01 Temmuz 2026 - 09:36
'İş garantili güvenlik görevlisi sertifikası' vaadiyle dolandırıcılık; hem icralık oldular hem işsiz kaldılar
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Hadican EROL/İSTANBUL,(DHA)-KADIKÖY'deki bir danışmanlık firmasının, internet siteleri ve sanal medyadaki 'İş garantili güvenlik görevlisi sertifikası' ilanlarıyla çok sayıda kişiyi dolandırdığı öne sürüldü
Gündem
01 Temmuz 2026 - 09:36
Güncelleme: 01 Temmuz 2026 - 09:36
İlginizi Çekebilir









